Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17890 E. 2012/45976 K. 19.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17890
KARAR NO : 2012/45976
KARAR TARİHİ : 19.12.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; … Bankası İdil Şubesinde memur olarak çalışmakta iken emekli olduğu anlaşılan sanığın, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’nden emekli maaşı alan ve 17/06/2000 tarihinde ölen …’ın ölümünün katılan kuruma bildirilmemesi nedeniyle hesabına yatırılan emekli maaşlarını, daha önce bu kurumda çalıştığından kendisini tanıyan kurum personeline sigortalının yaşlı olduğunu ve arabada beklediğini söyleyerek aralarındaki tanışıklığı kullanmak suretiyle banka personelinin denetleme görevini de bu yolla ortadan kaldırıp 18/04/2005 ile 30/01/2006 tarihleri arasında çekerek toplam 6.938,00 TL parayı tahsil ederek kamu kurumunu zarara uğratması şeklinde gerçekleşen eyleminin kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin diğer temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesine eklemiş olduğu 02.11.2006 ödeme tarihli … Bankası …/… Şubesi tarafından düzenlenen dekont içeriğine göre, … Bankası Müfettişi Rehber Birkan’ın raporuna istinaden 21.000. TL paranın yatırıldığı ve zararın tamamen giderildiğinin iddia edilmesi karşısında,gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından bu husus araştırılarak katılan kuruma müzekkere yazılarak, somut olaya ilişkin sanık tarafından yapılan ödeme olup olmadığı, ödeme varsa sanığın etkin pişmanlık gösterip göstermediğinin değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 168. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmediğinin tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.