YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12148
KARAR NO : 2011/6088
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Suç örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak, tehdit, görevi kötüye kullanmak ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununa muhalefet etmek.
HÜKÜM : Mahkumiyet ve beraat
TEMYİZ EDENLER : OYer C. Savcısı , Sanıklar …, … ve … müdafilerince duruşmalı olarak, sanık …, katılanlar …, … ve … vekili, katılanlar … ve … vekili, katılan … vekili, katılan …, katılanlar …, …, …, …, .., …, …, …, …, … ve … vekili, katılan … … vekili, katılanlar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … vekili, katılan …, katılan … …, KATILAN …, katılan … …, katılan …, katılan …, katılan … …,Katılan …, katılan … vekili, katılan … Kara, katılan …, katılan … vekili, katılan …, katılan …, katılan …, katılan , katılan … ve katılan … vekili.
YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
Hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi O Yer C. Savcısı, sanıklar …, … ve … müdafilerince duruşmalı olarak, sanık … ile bir kısım katılanlar ve vekillerince istenilmekle 07/09/2011 Cuma günü saat 14’00’e duruşma günü tayin olunarak sanıklar müdafiilerine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. …, sanıklar … ve … adına gelen Av. … ile Av. … Yasa huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar … ve … haklarında dolandırıcılık suçu yönünden kurulan hükümlerle ilgili DURUŞMALI ve yapılan duruşma günü tebliğine rağmen müdafii Av. … duruşmaya katılmadığından, sanık … ile diğer sanıklar ve suçlar yönünden duruşmasız inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık … müdafii ile sanıklar … ve … müdafileri temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup beş sayfadan ibaret yazılı savunmalarını içerir dilekçelerini sunarak müvekkilleri hakkındaki hükümlerin BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar müdafileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 21.10.2011 cuma günü saat 14.00’e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Hüküm fıkrasında, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yolu ile ilgili sürenin başlangıcının tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıkça gösterilmediği anlaşıldığından; süresinden sonra temyiz eden katılanlar açısından temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, yapılan incelenmede;
Katılan vekillerince sanıklar haklarında suç örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmaktan açılan davalarda, suçun kamunun
YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
güvenliğine karşı işlenen suçlardan olup, suçun niteliği itibariyle şahısların doğrudan zarar görmeleri ve davaya katılmaları da mümkün olmadığı gibi usule aykırı olarak verilen katılma kararı da hukuken temyiz hakkı vermeyeceğinden katılanlar vekillerinin bu suçlara yönelik temyiz istemlerinin ve sanık … hakkında dosyanın tefrikine dair kararında temyizi mümkün olmadığından, 5320 Sayılı Kanun”un 8/1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
İncelemenin … dışındaki tüm sanıklar haklarında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet ve beraat kararları ile sanıklar …, … haklarında suç örgütü kurmak yönetmek, sanıklar …, … haklarında suç örgütüne üye olmaktan kurulan mahkumiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanıkların hazır bulunduğu oturumlarda katılma taleplerine karşı itirazda bulunmadığı gibi esasa ilişkin beyanda da bulundukları görülmekle, sonuca etkili olmadığından, 30.7.2007, 19.9.2007 ve 5.11.2008 günlü oturumlarda bir kısım müştekilerin katılma talepleri hakkında duruşmada hazır bulunun sanıklara diyecekleri sorulmadan katılma kararı verilmek suretiyle CMK’nın 238/3 maddesine muhalefet edilmesi nedeniyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanıklar …, …, … …, … ve … haklarında 19/07/2007 gün 2006/15199 sayılı iddianame ile tehdit suçundan TCK”nın 106/1 maddesi ve sanıklar …, …, …, … … ve … haklarında 01/05/2006 gün, 2005/27875 sayılı iddianame ile TCK’nın 240 ve 1163 Sayılı Kooperatifler kanunu ek 2/1 maddelerinden kamu davası açılmış ancak hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1. Sanıklar …, …, … ve … haklarında suç örgütü kurmak yönetmek ve üye olmaktan kurulan mahkumiyet hükümleriyle, sanıklar …, …, …, …, … …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … haklarında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde,
YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre O Yer C. Savcısı ile katılanlar ve vekillerinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığından reddiyle sanıklar haklarında kurulan mahkumiyet ve beraat hükümlerinin ONANMASINA,
2- Sanık … … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin incelemede, dosya içeriğine, bir kısım katılanlar ve tanık beyanlarına göre, sanık …’nin akrabası olup başından beri kooperatifin işleyişi, genel kurul yapılması sırasında katılarak ve yine katılanlarca kendilerine satılan dairelerin başkalarına da satıldığını öğrenmesi üzerine diğer sanıkları korumak ve olayı kapatmak aynı zamanda da katılanlara kooperatifteki hisselerinin karşılığında kendine ait İzmit ilindeki dairelerinden vermek ya da çek vererek daireleri almak şeklinde eylemlerde ve girişimlerde bulunduğunun anlaşılması karşısında iştirak halinde dolandırıcılık eylemine katılmaktan dolayı cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçelerle beraatına karar verilmesi,
3- Sanıklar …, …, … ve … haklarında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddine. Ancak;
765 Sayılı TCK”nın 80. maddesinde “bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünün bir kaç defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda olsa bile bir suç sayılır” şeklinde düzenlenmişken, 5237 Sayılı TCK’nın 43/1 maddesinde “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir, yine 43/2 fıkrada ise “aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da 1. fıkra hükmü uygulanır” düzenlemeleri karşısında;
a- Mağdurlar …, …, …’in 21/03/2005, … ve …’un 22/0402004, … ve …’in 19/07/2004, … ve …’un 30/09/2004, … ve …’ın 30/08/2004, … ve Meral Suğle’nin ise 05/04/2004 tarihlerinde birlikte kooperatife geldikleri ve bina ile ilgili anlatım ve satışın aynı anda yapıldığına dair beyanda bulundukları anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun birden fazla kişiye karşı aynı anda tek eylemle işlenmesi nedeniyle sanıklar hakkında her grup katılan yönünden 5237 sayılı TCK’nun 43/2 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
b-Diğer 373 mağdura karşı farklı tarihlerde kooperatif dairelerinin birden fazla kişiye satılması suretiyle işlenen dolandırıcılık eylemlerinin ise mağdur kişi sayısınca ayrı suç oluşturacağının kabulü gerektiği,
c- Sonucuna göre de, her bir mağdura yönelik suç tarihleri tespit edilip uygulanması gereken 765 ve 5237 Sayılı TCK’nun ilgili hükümleri de olaylara uygulanıp karşılaştırma yapılarak 5252 Sayılı Kanuna göre lehe Yasa belirlendikten sonra ayrı ayrı hüküm kurulması yerine 43/1. madde yanlış yorumlanarak, birden fazla müştekiye karşı eylemlerin teselsül eden tek suç kabulü ile yazılı şekilde karar verilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer C. Savcısı, katılanlar ve vekilleri ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları ve sanıklar … ve … müdafilerinin duruşma sırasındaki sözlü ve yazılı savunmaları yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
17.10.2011 tarihinde verilen … bu karar 21.10.2011 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından … … hazır olduğu halde sanıklar … ve … müdafileri Av…., Av…. ve sanık … müdafii Av…. yüzlerinde tefhim olundu.