YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17678
KARAR NO : 2012/45526
KARAR TARİHİ : 13.12.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Beraat,mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Şikayetçi …’un Kulüp S isimli işyerinin sahibi olduğu, sanığın da … Elektrik Dağıtım A.Ş. adına ihale ile elektrik sayacı okuma işini alan … İnşaat Elektrik Ltd. Şti’nin elemanı olduğu, sanığın sorumlu olduğu bölge içerisinde kalan abonelerin elektrik sayaçları ile ilgili endeks okuma ve faturalandırma işlemini yaptığı, 18.01.2006 tarihinde şikayetçi …’un işyerine giden sanığın endeksi okuduktan sonra herhangi bir borç bildirim belgesi vermeksizin kendisine ait cep telefonu numarasını verip ertesi gün kendisini aramasını şikayetçiye söyleyerek ayrıldığı, nitekim ertesi gün kendisini arayan şikayetçiye elektrik borcunu 9.000,00.-TL. olduğunu, bu borcu sıfırlayabileceğini ancak yüzyüze konuşmaları gerektiğini söylediği, aynı gün buluştuklarında sanığın şikayetçi …’a 200,00.-TL.para verdiği takdirde 9.000,00.- TL. borcunu sıfırlama işlemini gerçekleştirebileceğini söylediği, şikayetçinin şu an yanımda para yok diyerek cumartesi günü bu parayı verebileceğini söylediği, 20.01.2006 tarihin de şikayetçinin sanığı aradığında sanığın şikayetçiye sıfırlama
işlemini yaptığını ve tamamladığını söylediği, ancak şikayetçi yine de tedbiren yanındaki çalışanını olayın doğruluk derecesini öğrenmek için … Elektrik A.Ş’ye gönderdiği, ancak … A.Ş’nin kayıtlarında borcunun bulunduğunu ve silinmediğini öğrenir öğrenmez sanığı yakalatmak için olayı emniyete ihbar ettiği ve neticede sanığa verdiği 200,00.- TL.parayı takiben sanığın yakalandığı, sanığın şikayetçi …’un borcunu sıfırlama işlemini sadece çalıştığı Aksa Şirketi’nin bilgisayar kayıtlarına göre silmiş göründüğü, ancak bunun yeterli olmadığı, silme işleminden sonra bunun doğruluk derecesinin kontrolünün … A.Ş tarafından yapıldığı olayda,mahkemenin nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunun unsurlarının oluşmadığı, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
a-)Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b-)Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.