Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/13088 E. 2012/15385 K. 13.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13088
KARAR NO : 2012/15385
KARAR TARİHİ : 13.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı-karşı davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı-karşı davacı asil … gelmiş, karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı,davalının avukat olduğunu ve … 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/274 esas 2006/726 karar sayılı şufa davası dosyasında kendisinin vekilliğini üstlendiğini, söz konusu dava sonucu ödenmesi gereken şufa bedelinin Davalı tarafından yetki belgesi verilen başka bir avukat tarafından çekildiğini ve kendisine ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında icra takibi başlattığını, ancak davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davanın reddini dilemiş,karşı davası ile de;fazlası saklı 3.000.00 TL vekalet ücretinin tahsili talep etmiştir.
Mahkemece, davacının (karşı davalının) davasının kabulü ile, … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/6212 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali talebinin kabulü ile takibin 19.109,70 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,Asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının (karşı davacının) davasının reddine karar verilmiş, hüküm; davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2011/13088-2012/15385
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı -karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, hukuki niteliği bakımından Borçlar Kanununun 392 maddesine dayanan vekilin hesap verme yükümlülüğünden kaynaklanmaktadır.BK.nun 392. maddesi, vekilin vekaleti ifa için veya ifa dolayısıyla aldığı şeyleri müvekkile verme borcu ile borç para borcu ise zamanında yerine getirilmemesi yüzünden faiz ödeme borcunu düzenlemiştir. Geniş anlamda hesap verme yükümlülüğünün diğer bir görüntüsü de vekilin vekaleti dolayısıyla üçüncü kişilerden müvekkil nam ve hesabına para tahsil ettiği hallerde sözkonusu olur. Vekil, müvekkilden veya üçüncü kişilerden aldığı değerler ve kendi ücret, masraf ve tazminat alacakları hakkında hesap vermek zorunluluğundadır. Hesap verme borcu hukuksal nitelikçe bir yapma borcudur.
Somut uyuşmazlık itibariyle davalı vekil, müvekkili davacı namına icradan tahsil ettiği 19.109.70 TL parayı davacıya ödediğini yazılı ve yasal deliller ile kanıtlayamamıştır.Ne var ki davalı, cevap dilekçesinde,yasal her türlü deliller demek suretiyle “yemin” deliline de dayanmış olduğundan bu hususta davacıya yemin yöneltme hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı- karşı davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 283.80 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.