YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10092
KARAR NO : 2011/5779
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve açığa imzanın kötüye kullanılması suçlarından şüpheliler …, …, ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04/03/2010 tarihli ve 2009/131004 soruşturma, 2010/16151 sayılı kovuşturma yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/05/2010 tarihli ve 2010/960 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26.03.2011 gün ve 2011/3210/15911 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2011 gün ve sayılı 2011/156360 tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; şüpheliler hakkında resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve açığa imzanın kötüye kullanılması suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160.maddesinde, “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlanimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına kara vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” hükmünün yer aldığı, anılan Kanun’un 170/2.maddesinde ise “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüple oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmüne yer verildiği nazara alındığında, suça konu, borçlusu…alacaklısı …, tanzim tarihi 30.04.2009, vade tarihi 20.05.2009 olan 90.000 Türk lirası meblağlı senedin Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Labaratuvarları Daire Başkanlığınca yapılan incelemesinde, daha önce başka bir amaç için düzenlenmiş olup, üzerine evvelce atılmış imzadan faydalanılarak tahrif edilmek suretiyle mevcut duruma getirildiğinin, senedin sahteliğinin ilk bakışta ve kolaylıkla dikkati çekemeyeceğinin, söz konusu
YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
senedin aldatma kabiliyetine haiz olduğunun rapor edilmesi karşısında, delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünde Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.05.2010 gün ve 2010/960 D … sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.