YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8606
KARAR NO : 2011/2865
KARAR TARİHİ : 28.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının T.C. … bankası…Şubesindeki bir kredi işleminden dolayı davalıya kefil olduğunu, bu kefillikten dolayı alacaklı … bankası Şube müdürlüğü tarafından…1. İcra Müdürlüğünün 2002/110 Esas sayılı takip dosyası ile takibe girişildiğini ve yapılan takip sonucunda kendisinden 04/08/2005 tarihinde 11.250,00 YTL nin tahsil edildiğini ancak davalının söz konusu parayı ödemediğini belirterek, yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının kefilikten doğan alacağını 3. şahıs …’e devir ettiğini, bu şahsın kendisi hakkında ayrıca icra takibi yaptığını, davacının aynı alacağı mükerrer tahsil etmeye yönelik bir girişiminin olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının dava dışı … bankası ile yapmış olduğu kredi sözleşmesinden doğan borcunu kefil sıfatıyla ödeyerek, ödenen borcun davalıdan tahsilini talep etmiş olup, davalı savunmasında, davacının davaya konu alacağını 3. kişiye temlik etmesi nedeniyle alacağı talep imkanının kalmadığını savunmuştur. Dosyanın incelenmesinde, dava dışı … Bankası tarafından kredi borcu nedeniyle davacı kefil ve davalı asıl borçlu hakkında…İcra Müdürlüğünün 2002/110 esas sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığı, davacının bu icra dosyası kapsamında 11.250
2010/8606-2011/2865
TL ödeme yaptığı, ödeme sonrası davacının, davalıdan olan alacağını dava dışı …’e temlik ettiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından dava dışı …’e yapılan temlik işlemine dayalı olarak … tarafından 31.05.2006 tarihinde…İcra Müdürlüğünün 2006/312 esas sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yapıldığı,davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Alacağın temliki Borçlar Kanununun 162-172. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Alacağın temliki ile alacak hakkı bunu devralan 3. kişiye geçer. Böylece devralan daha önce temlik edene ait olan alacak hakkını kesin olarak iktisap eder ve bunun üzerinde “tasarruf etme” yetkisini kazanır. Davaya konu uyuşmazlıkta davacı dava tarihinden önce alacak hakkını dava dışı …’e devretmiş olmakla, davaya konu alacağa ilişkin temlik işlemi iptal edilmedikçe temlike konu alacağı davalıdan talep edemeyeceği gözetilerek davanın reddi karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 28.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.