Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9252 E. 2011/4762 K. 29.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9252
KARAR NO : 2011/4762
KARAR TARİHİ : 29.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tespit davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekilleri avukat …, avukat … Bul ile davalı … vekili avukat … ve diğer davalı vekili avukat … ‘nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalılar ile 1/3’er oranda sahip oldukları taşınmaz üzerine birlikte inşaat yapmaya karar verdiklerini, inşaatın ince işlerinin tamamını kendisinin yaparak masrafları karşıladığını, taşınmaz hakkında davalı … tarafından açılan izale-i şuyuu davasında ortaklığın satılarak giderilmesine karar verildiğini ileri sürerek, binanın ince işlerinin kendisi tarafından yaptırıldığının ve kendisine ait olduğunun tesbitini istemiş, birleşen davada ise binanın ince işlerini kendisinin yaptırması nedeniyle, kendi hissesine düşen kısmın mahsubu sonucu kalan bedel olan 33.917 TL ile bu miktarın işlemiş faizi 82.377,74 TL olmak üzere toplam 116.294,74 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, inşaat birlikte yaptırdıklarını, davacının şahsen masrafının olmadığını savunmuş, bileşen dava yönünden ise zamanaşımı def’inde bulunarak asıl ve birleşen davanın reddini dilemişlerdir.
2010/9252 2011/4762
Mahkemenin 5.7.2005 tarihli kararının dairemizce bozulması üzerine verilen 22.3.2007 tarihli kararında yine dairemizce bozulması sonucu, dairemiz bozma ilamına uyularak hükümde yer alan inşaata ait ince işlerin davacı tarafından yapıldığının tesbitine, birleşen davada ise davacının taşınmazdaki hissesini 13.6.2005 tarihinde davalı …’ye sattığı davacının sözleşmeye dayandığını dava dilekçesinde belirtmediği, Yargıtay bozma ilamında da istemin haksız zenginleşme hukuki nedenine dayandığının belirlendiği, birleşen davanın 1 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı gerek asıl davada ve gerekse birleşen davada, davalılarla birlikte malik oldukları taşınmaz üzerinde birlikte inşaat yaptırdıklarını, inşaatın ince işlerinin masrafını kendisinin karşıladığını iddia etmiş, davalılar ise inşaatı birlikte yaptırıldığını ve ancak ince işlerin yapılmasında davacının şahsen masrafının olmadığını, ince işleri de birlikte yaptırdıklarını savunmuşlardır. Davacının iddiası ve davalıların savunmaları karşısında taraflar arasında taşınmaza inşaat yapılması hususunda bir anlaşmanın bulunduğu ve bu anlaşmanın da aralarında akdi ilişki kurulması yönünde olduğunda duraksama bulunmamalıdır. Öte yandan aralarında akdi ilişki bulunan taraflar arasında da sebepsiz zenginleşmeye dayalı hukuki ihtilafın ortaya çıkabileceği de izahtan varestedir. Dairemiz bozma ilamlarında da, taraflar arasındaki anlaşmanın varlığından bahsedilerek davadaki istemin haksız zenginleşme hukuki nedenine dayandığı vurgulanmıştır. Gerek davadaki dayanılan maddi vakıalar ve gerekse dairemiz bozma ilamlarındaki saptamalar karşısında taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ve davadaki isteminde akdi ilişkiye dayalı sebepsiz zenginleşme olduğunun kabulü zorunludur. Taraflar arasında akdi ilişki bulunmakta olduğundan zamanaşımı süresi BK 66.maddesinde belirtilen zamanaşımı süresi değil genel sözleşme zamanaşımı süresidir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek , birleşen dava açısından da işin esasına girilerek, dairemizin 30.3.2006 tarihli bozma ilamının 3 numaralı bendinde yer alan bozma sebebi de gözetilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3- 2 numaralı bentte açıklanan bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
2010/9252 2011/4762
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalıların temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 825.00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılı 1.640.00 TL. kalan harcın davalı …’ndan alınmasına, 1.640.00 TL kalan harcın davalı …’ndan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 29.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.