YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12980
KARAR NO : 2012/15404
KARAR TARİHİ : 13.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılardan … ile davalılar arasında 01.11.1992 tarihinde diğer davacı şirket ile davalılar arasında ise aynı taşınmazla ilgili olarak 01.11.1998 tarihli ikinci bir kira sözleşmesi düzenlendiğini, davalıların muvafakatı ile boş arsa olarak kiralanan taşınmaza tesisler inşa edildiğini, çıkan ihtilaflar sonrası 16.06.2000 tarihinde icra marifetiyle burasının tahliye etmek zorunda kaldıklarını, davalıların bu tesisleri dava dışı firmaya kiralamak suretiyle aylık 7000 DM haksız kazanç elde ettiklerini, yapılan tesislerin taşınmaza değer kazandırdığını, gönderilen ihtarata rağmen sonuç alamadıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000. TL’nın, nedensiz zenginleşmenin başlangıç tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar; kira sözleşmesinde yer alan özel hüküm nedeni ile tesisler için bedel talep edilemeyeceğini, kiracının kira borcunu ödememesi nedeni ile icra marifeti ile tahliye edildiğini, tahliye için gidildiğinde
2011/12980-2012/15404
davacının kiracılık hakkını dava dışı V.İ.P isimli firmaya devrettiğini ve karşılığında 72.000 DM aldığını öğrendiklerini, iyi niyetli olarak bu firma ile yeni bir kira sözleşmesi yaptıklarını, dava dışı firma tarafından davacıya ödenen 72.000 DM’ın her ay kira bedellerinden kesildiğini, böylece davacının yaptığı tesis üzerinde bir alacağı kalmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Bozmaya uyulduktan sonra, davacıların bozmadan sonra verdiği 18.04.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile talep ettiği alacak üzerinden davalı lehine vekalet ücreti verilmiştir. Oysa ki, 4.2.1948 tarih ve 1944/10 esas ve 1948/3 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkca belirtildigi gibi ıslah, soruşturma ve yargılama bitınceye kadar yapılabilip, Yargıtay’ca karar bozulduktan sonra bu yoldan yararlanmaya olanak yoktur. Mahkemece davacıların dava dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak bu bedel üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, bozmadan sonra davacıların ıslah talepleri olan 202.000 TL üzerinden vekalet ücreti takdiri usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. 438/7 maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle mahkeme kararının hüküm bölümünün 5 nolu fıkrasındaki (16.130,00 TL)ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine (120 TL.nin) yazılmasına mahkeme kararının bu şekilde düzeltilmesine … bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.