Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/11350 E. 2012/45960 K. 19.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11350
KARAR NO : 2012/45960
KARAR TARİHİ : 19.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; sanığın suç tarihinde eski eşi olan katılanı telefon ile arayarak evinin bahçesinde konuşmak istediğini söylediği, katılanın kabul etmemesi üzerine sinkaflı sözlerle hakaret ettiği ve katılana ait park halindeki … plaka sayılı aracın sağ ön lastiğini kestiği iddia edilen olayda , eski eş olan sanık ve katılanın müşterek çocuklarının bulunması nedeniyle telefonla görüşmelerinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu nedenle aralarında görüşme olup olmadığı hususunda Telekomünikasyon Kurumu İletişim Başkanlığı’na müzekkere yazılarak telefon görüşme detaylarının istenmesinin suçun sübutuna etki etmeyeceği, kaldı ki sanığın da katılanı aradığını, ancak hakaret etmediğini beyan ettiği, bu halde sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli delil elde edilemediği , mala zarar verme suçunda ise görgü tanığının bulunmadığı, katılanın sanıktan duyduğu kuşku üzerine şikayetçi olduğu, soyut iddiadan başka delil bulunmadığı gerekçelerine dayanan beraat kararlarında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 19.12.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.