Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/2950 E. 2012/5933 K. 09.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2950
KARAR NO : 2012/5933
KARAR TARİHİ : 09.03.2012

… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında…Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12.1.2011 tarih ve 549-15 sayılı hükmün Dairenin 25.11.2011 tarih ve 11695-17310 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

KARAR
Davacı, borçlu hakkında icra takibi yaptığını ancak borçlunun takibe itiraz ettiğini bunun üzerine takibin durduğunu belirterek borçlunun itirazının iptali ile takibin devamını ve yüzde kırk oranında icra inkar inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının aktif dava ehliyeti olmadığından davanın reddine dair verilen kararın, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 25.11.2011 tarih ve…karar sayılı ilamı ile hükmün vekalet ücreti yönünden düzelttilmesi sureti ile düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, davacıı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre ve özellikle davacının avukatlık ücreti ile ilgili karar düzeltme itirazlarının dairemizin 25.11.2011 tarih v e 2011/11695- 17310 sayılı ilamında bozma sebebi yapılarak düzeltilmiş olması karşısında davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava itirazın iptaline ilişkin olup itirazın iptalini isteyen alacaklı aleyhine İİK’nın 67 hükmü gereğince tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının icra takibine ayrıca kötüniyetle giriştiğinin iddia ve ispatı zorunludur, 2012/2950-5933
oysa somut olayda fatura şirket tarafından kesilmesine rağmen icra takibinin şahıs tarafından yapılmasında yasanın belirttiği anlamda kötüniyet olduğu söylenemez. Bu durumda mahkemece davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle de bozulması gerekirken dairemizin önceki temyiz incelemesinde bu hususun sehven gözden kaçırıldığı anlaşıldığından yerel mahkeme kararının bu nedenlede bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair karar düzeltme taleplerinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile 25.11.2011 tarih v e 2011/11695- 17310 sayılı ilamına bir bend daha eklenerek “ Yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2. paragrafında yer alan davalının %40 kötüniyet tazminat isteminin kabulüne…İcra Müdürlüğünün 2009/712 takip nolu dosyasındaki asıl alacağın %40 ‘ı oranında tazminatın davacıdan alınıp davalıya verilmesine” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına yerine “davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine” ibarelerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 9.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.