Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/5498 E. 2012/9597 K. 09.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5498
KARAR NO : 2012/9597
KARAR TARİHİ : 09.04.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıya bir adet … … 1,6 105 … otomobil ve bir adet … … otomobil sattığını, satış bedelinden bakiye 40.300,00 TL’nin tarafına ödenmediğini, alacağının tahsili için … 7.İcra Müd.’nün 2009/3802 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak borçlunun haksız itirazı üzerine takibin durduğunu bildirerek borçlunun itirazının iptaline ve dava konusu alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, duruşmalara katılmadığı gibi davaya cevap da vermemiştir.
Mahkemece, 40.300,00 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, alacak likit olmadığından %40 icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş;hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İİK 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce icra inkar tazminatına hukmedilebilmesi için borclunun takip sırasında odeme emrine itiraz etmesı alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. Ayrıca alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte 2012/5498-9597
yada bilmesi gerekmekte, boylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan bu yasal kurallar ve ilkeler ışığında alacağın likit olduğunun kabulü zorunlu olup, mahkemece asıl alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hukmedilmesi gerekirken, yanlış degerlendirme sonucu istemin reddedilmıs olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmistir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci bendinin hükümden çıkartılarak yerine aynen “davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacak uzerinden % 40 icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine”, söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 9.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.