Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2018/1315 E. 2020/5368 K. 22.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1315
KARAR NO : 2020/5368
KARAR TARİHİ : 22.10.2020

MAHKEMESİ: … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1.HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ: TENKİS

Taraflar arasında görülen davada;Davacı, ortak mirasbırakanları … ’in maliki bulunduğu 253 ada 1, 8, 9, 10 ile 25 parsel sayılı taşınmazlarını … Noterliği’nin 26.08.1983 tarihli, 6792 yevmiye numaralı ve … 1. Noterliği’nce düzenlenen 19.10.2005 tarihli, 30060 yevmiye numaralı miras sözleşmeleri ile davalılara bıraktığını, söz konusu miras sözleşmeleri nedeniyle saklı payının ihlal edildiğini ileri sürerek, tenkise karar verilmesini istemiştir.Davalı … davaya cevap vermemiş, diğer davalılar ise; murisleri … ’in … 1. Noterliği’nin 26.09.1997 tarih ve 34267 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile davacı kızını mirastan ıskat ettiğini, bu itibarla, davacının mirasçılık sıfatının ve eldeki davayı açma hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemece, davacının mirastan ıskat nedeniyle mirasçılık sıfatını haiz olmadığı ve 4721 sayılı TMK’nin 511. maddesi uyarınca da; mirasçılıktan çıkarılan kişinin tenkis davası açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurusu … Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesi’nce esastan reddedilmiş, anılan karara yönelik davacı vekilinin temyiz başvurusu ise; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olduğundan söz edilerek yerel mahkemenin ek kararı ile reddedilmiştir.Karar ve ek karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
KARAR-
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK’nın 366/1. maddesinde “Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır.” hükmüne yer verilmiş, anılan maddede atıf yapılan HMK’nın 346/1. maddesinde ise; “İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344. maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.” düzenlemesi yer almış, 346/2. madde de “Bu ret kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir. Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.” hükmü öngörülmüştür.Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; temyiz kanun yolu başvurusunun kesin olan bir karara ilişkin bulunması durumunda, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi’nce bu dilekçenin reddine karar verilebileceği ve temyize konu kararı veren mahkeme sıfatını haiz olmayan ilk derece mahkemesinin ise; böyle bir karar verme yetkisinin bulunmadığı açıktır.Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti bulunmayan kararlar hakkında 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bir karar verilebileceği kuşkusuzdur.O halde, yerel mahkemece kesin olduğundan bahisle temyiz isteğinin reddine karar verilmiş olması yukarıda değinilen ilke ve yasal düzenlemelere aykırıdır.Diğer taraftan, Bölge Adliye Mahkemesi’nce temyize konu karar kesin olarak verilmiş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun uygulandığı dönemde açılan eldeki tenkis davasının, belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu ve HMK’nın 362/2. maddesinde, bu tür istekli davalarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceğinin hükme bağlandığı hususları bir arada değerlendirildiğinde; anılan kararın temyizinin kabil bulunduğu tartışmasızdır. Ayrıca, sözü edilen yasal düzenleme gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı kesin olarak vermiş bulunması da sonuca etkili değildir.
Hal böyle olunca;
1- … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin 05.12.2007 günlü, 2013/50 Esas ve 2017/140 Karar sayılı ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan … Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesi hükmünün ONANMASINA, aşağıda yazılı 8.00. TL fazla yatırılan harcın temyiz eden davacıya iadesine, 22.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.