YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3362
KARAR NO : 2019/8048
KARAR TARİHİ : 25.09.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 12/02/2019 tarihli ve 2016/5414 Esas, 2019/1336 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacı alacaklı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı alacaklı vekili; 13.03.2015 tarihli haciz esnasında istihkak iddiasında bulunan davalı üçüncü kişinin mahcuzları borçludan satın aldığını iddia ettiğini, satın almaya ilişkin ödeme belgeleri ve faturaları 16.03.2015 tarihinde icra dosyasına sunacağını kabul ve taahhüt ettiğini, buna rağmen malların kendisine ait olduğuna ve borçludan malların satın alındığına dair herhangi bir fatura veya belge ibraz etmediğini belirterek, davanın kabülü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili; haciz yapılan adresin müvekkilinin inşaat alanı olup, borçlu ile bir ilgisinin olmadığını, haciz mahallinde müvekkilinin inşaat işi yaptığını, arsa sahipleri ile noterde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, söz konusu adresin 25/12/2008 tarihinden beri müvekkilinin Ticaret Odasında kayıtlı adresi olduğunu, haczedilen malların borçlu şirketten müvekkili tarafından satın alındığını, parasının ödendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, haciz esnasında hazır bulunan davalı üçüncü kişinin inşaat bekçisi olarak çalışan …’in haciz tutanağına geçen beyanına göre, haczedilen demirlerin davalı borçlu adına teslim alındığı ve fatura altındaki imzaların kendisine ait olduğu, faturaların borçlu adına düzenlendiği, faturalarda teslim yapılan adresin haciz yapılan adres olduğu, takip borçlusu ve üçüncü kişi arasında iş yapımı nedeniyle ilişki bulunup organik bağ olduğu, tanıkların beyanları doğrultusunda davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmiş, karar üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 12.02.2019 tarihli ve 2016/5414 Esas, 2019/1336 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu haczin davalı üçüncü kişinin şantiyesinde yapıldığı, bu durumda mülkiyet karinesi davalı üçüncü kişi lehine olup, karinenin aksinin alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği, davacı alacaklı vekilinin, üçüncü kişinin adresinde gerçekleştirilen hacizde mahcuzların borçlu şirkete ait olduğunu iddia ettiği, ancak borçlunun haciz yapılan şantiyedeki pozisyonuna dair açıklamada bulunmadığı, ayrıca davacı alacaklı vekilinin, dava dışı Işıkpet… Şirketi ile borçlu şirket arasındaki faturalar, sevk irsaliyeleri, teslim fişleri ve tanık beyanlarına dayandığı, mahcuzlar ile faturada düzenlenen mallar misli mallar olup ileri sürülen delillerin mülkiyet karinesinin aksini ispat için yeterli olmadığı, davalı üçüncü kişi tarafından sunulan faturalar, ödeme dekontları ve mahkeme tarafından dosyaya kazandırılın BS formunda 2015 yılı Şubat beyannamesinde borçlu şirketin üçüncü kişi şirkete mal satışının gösterilmesi karşısında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı alacaklı vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Dava, İİK’nin 99. maddesine dayalı alacaklının istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki, davalı üçüncü kişinin haciz adresi ile borçlu şirketin ilgisinin olmadığını, aralarındaki ilişkinin sadece mal alımından ibaret olduğunu beyan ettiği, davacı alacaklı vekilinin dava dışı Işıkpet…Şirketi ile borçlu şirket arasındaki faturalar, sevk irsaliyeleri, teslim fişlerine delil olarak dayandığı, dava dışı Işıkpet… Şirketi tarafından üçüncü kişi adına kesilmiş demir satışına ilişkin fatura olmadığı,buna rağmen Işıkpet… Şirketinin, üçüncü kişinin borçludan demirleri satın aldığını iddia ettiği 11.02.2015 tarihinden önce 05.02.2015-02.02.2015 ve 03.02.2015 tarihlerinde haciz adresine demir teslimi yaptığı, teslim fişlerinde teslim alan olarak isimleri bulunanların ise üçüncü kişinin işçisi … ile borçlu şirketin tek ortağı ile aynı soyadı taşıyan … Öçal olduğu, üçüncü kişinin … Öçal isimli çalışanının olup olmadığının mevcut dosya kapsamından tespit edilemediği, bunun yanı sıra üçüncü kişinin işçisi …’in haciz esnasında alınan ilk beyanında tutanaktakı imzaların kendisine ait olduğunu ve demirleri borçlu şirket adına teslim aldığını beyan ettiği anlaşılmakla HMK’nin 31. maddesi uyarınca bu hususların açıklığa kavuşturularak, davaya konu mahcuzların bedelinin ödendiğine ilişkin fatura sunulduğundan borçlu şirket ve davalı üçüncü kişinin ticari defterlerinde faturanın ve ödemeye ilişkin kayıtların mevcut olup olmadığının tespiti için (açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olması göz önünde bulundurularak) uzman bilirkişiden rapor alınması, alınacak raporun dosyada mevcut diğer delillerle birlikte değerlendirilerek istihkak iddiası hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Tüm bu nedenlerle, alacaklı tarafından açılan davada Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmaması nedeni ile hükmün bozulması gerektiği anlaşıldığından yukarda açıklanan bozma kararının kaldırılarak hükmün yukarıda belirtilen değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile; Dairemizin 12.02.2019 tarihli ve 2016/5414 Esas, 2019/1336 Karar sayılı ilamı bozma kararının kaldırılmasına, hükmün açıklanan nedenle İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davacı alacaklıya iadesine, 25/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi