Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1737 E. 2021/3398 K. 07.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1737
KARAR NO : 2021/3398
KARAR TARİHİ : 07.04.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.02.2016 gün ve 2015/290 – 2016/110 sayılı kararı onayan Daire’nin 05.04.2018 gün ve 2016/9065 – 2018/2443 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı- karşı davalı vekili, yurt dışından alınan tekstil siparişlerini Türkiye ve Orta Asya’daki uygun fabrikalara yerleştiren, siparişlerin kontrolünü sağlayan, ihracat bedellerinin en kısa zamanda geri dönüşünü sağlamakla iştigal eden müvekkili ile davalı arasında 07.09.2001 tarihli sözleşme imzalandığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile davalının web üzerinden iş takibini ve haberleşmeyi sağlayacak, müşterilere anında cevap verebilecek bir yazılım programını yapmakla yüküm altına girdiğini, sözleşme uyarınca davalının işe 13.08.2001 tarihinde başlayacağını ve 12 hafta içinde projeyi bitirip hizmete sokacağını, ancak projenin bu zamana kadar tam ve eksiksiz olarak teslim edilmediğini, 52.624.- USD’nin davalıya ödendiğini, davalı şirketin ayrıca 41.402,01 TL fatura bedeli talep ettiğini ileri sürerek, taraflar arasında imzalanan 07.09.2001 tarihli sözleşmenin feshine, sözleşme dahilinde ödenen 52.624.- USD’nin 12.10.2001 tarihinden itibaren faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, işbu sözleşme nedeniyle davalının keşide ettiği toplam 41.402,01 TL bedelli faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, şimdilik 1.000.- TL menfi zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, 20.03.2009 havale tarihli ıslah dilekçesi ile de menfi zararın toplam 34.537,05 TL olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı- karşı davacı vekili, sözleşme kapsamındaki bir kısım malları davacının finansal kiralama yolu ile edineceğini bildirmesi üzerine söz konusu malların 2 adet fatura ile Dış Finansal Kiralama A.Ş. unvanlı şirkete fatura edildiğini, davada geri ödenmesi talep edilen 52.624 USD’nin davacı tarafından Finansal Kiralama şirketine ödendiğini, davacının anılan şirkete ödediği miktarı müvekkilinden talep edemeyeceğini, daha sonra müvekkili
tarafından 3 adet fatura kesilerek malların davacı şirkete teslim edildiğini, davacının müvekkili şirketten fazladan aldığı hizmet ve danışmanlık için de 2 adet hizmet faturası düzenlendiğini, sözleşme konusu malların tamamının teslim edildiğini, işin tamamlanmış olmasına rağmen davacının sürekli problem çıkararak ödemediği borcu için icra takibi başlatıldığını, takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, karşı davada itirazının iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş, asıl davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin feshedildiğinin tespitine, 36.836,80 USD’nin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, menfi tespit davasının reddine, menfi zarar 24.176,25 TL’nin 1.000- TL’sinin dava tarihinden, 23.176,25 TL’sinin ıslah tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karşı davanın kısmen kabulü ile 12.420,60 TL asıl alacak, 2.082,57 TL faiz olmak üzere itirazın toplam 14.503,17 TL üzerinden itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı- karşı davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 48,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı-karşı davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 07.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.