Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/16632 E. 2020/2728 K. 01.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16632
KARAR NO : 2020/2728
KARAR TARİHİ : 01.06.2020

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Zilyetliğin Korunması

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı davaya konu 870 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde evi, ağaçları ve serasının olduğunu beyan ederek zilyetliğinin korunmasını talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili ve davalı … vekili ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından, dava konusu taşınmaz hakkında Kadastro Mahkemesinde devam eden bir davanın olması sebebiyle bu parsele yönelik yargılama yapma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, Kadastro Mahkemesi tarafından taşınmazın orman olarak tesciline ilişkin kararın temyiz aşamasından geçerek kesinleştiği, zilyetliğin korunması davasının Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/6489 Esas, 2014/10083 Karar sayılı karar ile, her ne kadar uyuşmazlık konusu İstanbul İli, … İlçesi, Kurna Köyü 870 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydında tarla vasfı ile Hazine adına kayıtlı olarak gözükse de, … Kadastro Mahkemesinin 2007 yılında onanarak ve tashihi karar aşamasından da geçerek kesinleşen 23.03.2005 tarihli ve 2004/3 Esas, 2005/2 Karar sayılı kararı ile orman olarak Hazine adına tesciline karar verildiği, taşınmazın hükmen orman parseli olup, 2-B parseli olmadığının anlaşıldığı, ayrıca 2011 yılında yapılan 45 nolu orman kadastro komisyonu çalışmaları sonucunda çekişmeli taşınmazın mahkeme kararına uygun olarak “Kavaklı II” devlet ormanına dahil edildiği, buna göre, uyuşmazlık konusu taşınmazın kadastro tutanağı hükmen kesinleşmiş olduğundan, uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle yargı yeri Sulh Hukuk Mahkemesi olarak belirlenmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının 870 parselde kayıtlı fen bilirkişisinin 26.05.2016 tarihli krokili raporunda 90.576.79 m2 olarak belirlenen alanda zilyet olduğunun tespiti ile ağaçlara yönelik talebinden vazgeçtiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı … tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nin 981 ve devamı maddelerine göre açılan zilyetliğin korunması davasıdır.
Somut olayda, dava konusu taşınmazın … Kadastro Mahkemesinin 2004/3 Esas, 2005/2 Karar sayılı ilamı ile tamamının orman vasfıyla tesciline karar verilmesiyle, hükmen (itirazlı yerlerin tescili yoluyla) Hazine adına 26.08.2008 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.Davacının TMK’nin 683.maddesi çerçevesinde mülkiyet hakkından kaynaklanan aynî bir hakkı bulunmamaktadır. Taşınmaz Hazine adına kayıtlı olup, Hazineye karşı açılan bu davada davacının şahsi hakka dayalı zilyetliğine üstünlük tanınamaz. Hazine ve Orman İdaresi davada taraf olduğuna göre, TMK’nin 981 ve devamı maddelerinin somut olayda uygulama olanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halide temyiz eden davalı … Müdürlüğüne iadesine, 01.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.