YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5527
KARAR NO : 2020/1409
KARAR TARİHİ : 19.02.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; 18/09/2014’de davalıya ait işyerinde yapılan kontrolde; abone şube hattından, galeri içinden, sayaçtan önce bağlantı yaparak kaçak su kullandığının tespit edildiğini, … Tarifeler Yönetmeliğinin 28.maddesindeki esaslar dahilinde 1 ayda 10 m3 su sarf edeceği esasından 1597 m3 kaçak su bedelinin, tutanak tarihindeki su satış tarifesi gereğince kendi tarifesinin 3 katı fazlası cezalı olarak tahsil edilmesinin uygun görüldüğünü, hesaplanan kaçak su bedelinin tahsili amacıyla takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek takibe vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı; kaçak su kullanıldığı iddia edilen taşınmazın; … 20 Villa Sitesi içerisinde olduğunu, davadan önce 20 bağımsız bölüm için Site Yönetimi adına tek su sayacı ve dolayısıyla 20 bağımsız bölüm için bir tek fiyatlandırma söz konusu olduğunu, bu fiyatlandırmanın site yöneticisi tarafından site sakinlerine yansıtıldığı ve sakinler tarafından düzenli olarak ödendiğini, kendisi kiracı olduğundan ve bağımsız bölümler ayrı ayrı abone olmadıklarından tek başına abone olamadığını, kaçak kullanımının olmadığını, bunun yanında tahakkukun da hatalı yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalıya ait konutta şebeke suyundan kaçak su kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kaçak su tahakkuku nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; 18/09/2014 tarihinde yapılan inceleme neticesinde; abone şube hattından, galeri içinden, sayaçtan önce bağlantı yaparak kaçak su kullandığından bahisle davalı hakkında tutanak düzenlendiği, tutanağa istinaden yapılan tahakkuka ilişkin icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; kaçak su bağlantısının yapıldığı iddia edilen yerin, siteye ait makine dairesinin bulunduğu bölümde, duvardan yol altına giden bir galeri içerisinden, sitenin ana sayacına gelmekte olan şebeke hattında bulunan “T” bağlantı olduğu, buradan zaman zaman hortum bağlanarak depoya su doldurulmasının güç olduğu, işin zorluğu bakımından devamlı yapılabilecek bir eylem niteliğinde bulunmadığı, abone olunmaksızın atık su deşarjı nedeniyle ayrı bir dava açıldığı bu nedenle davaya konu dönemde kaçak su kullanımının olamayacağı belirtilmiştir.
… Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliğinin 28. maddesinde hangi fiillerin kaçak su kullanımı oluşturacağı ve kaçak su kullanımının tespiti halinde tahakkukun nasıl yapılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; “İdarenin tasarrufundaki yeraltı veya yerüstü su kaynaklarından, tesislerinden, su taşıyan boru hatlarından, şube yolundan abone olmaksızın ya da abone olduğu halde kayıt dışı sayaçla, kayıtlı sayacı işletmeyecek şekilde ya da sayaçsız olarak her hangi bir teknik düzenekle su alma işi kaçak su kullanımı olup, bu şekilde su kullanan kişilerin kaçak su kullanımları tutanakla tespit edilir ve kaçak su kullanımı engellenir.”
Somut olayda; davaya konu 18/09/2014 tarihli kaçak su kullanma tutanağı ile, abone şube hattına sayaçtan önce “T” bağlantı yaparak su kullanıldığı tespit edilmiş, buna ilişkin fotoğraflar çekilmiştir. Bu durumda gerçekleşen eylemin yukarıda anılan yönetmelik hükmü gereğince kaçak su kullanımı oluşturduğunun kabulü gerekmektedir.
O halde mahkemece yapılacak iş; davacının fiilinin kaçak su kullanımını oluşturduğu göz önünde bulundurularak, dosyanın yeniden oluşturulacak konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile tutanak tarihinde yürürlükte olan yönetmelik ve tarife hükümleri çerçevesinde, tahakkuk edecek bedelin tespiti ile varılacak sonuca göre bir karar vermektir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.