YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/481
KARAR NO : 2019/9674
KARAR TARİHİ : 30.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 11.10.2018 tarihli ve 2018/2249 Esas, 2018/17189 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davalılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, davalılar ile birlikte paydaşı oldukları 1469 ada 10 parsel sayılı taşınmazdaki 1, 2, 6, 7, 8, 11, 13, 15 ve 17 nolu bağımsız bölümlerin tamamı davalı tarafından kullanıldığı halde yasal miras payları oranında hiç bedel ödenmediğini ileri sürerek, ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı … savunma getirmemiş yargılama sırasında ölümüyle dava mirasçıları huzuru ile görülmüş, davalı mirasçılar binada boş daire ve dükkanlar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece (ilk kararda), davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 30.04.2015 tarihli ve 2014/20351 Esas, 2015/6518 Karar sayılı ilamında belirtilen ilke ve olgular doğrultusunda gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, taraf delillerinin eksiksiz toplanması, çekişme konusu 1469 ada 10 parsel sayılı taşınmazdaki daireleri hangi davalının ne şekilde tasarruf ettiğinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması, davacıların dava konusu taşınmazda kullandığı veya kullanabileceği bir bölüm bulunup bulunmadığı hususunda araştırma ve inceleme yapılması hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesis edildiği ve hükme esas alınan 08.05.2014 bilirkişi raporundaki değerler ile hükmedilen ecrimisil miktarları arasındaki farklılığın hangi sebepten kaynaklandığının açıklanmaması da isabet olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Davacılar vekilince karar düzeltme talebinde bulunulmuşsa da karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir. Bozmaya uymak suretiyle yapılan yargılama neticesinde (ikinci kararda) davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine; Dairemizin 11.10.2018 tarihli ve 2018/2249 Esas, 2018/17189 Karar sayılı ilamı ile onama kararı verilmiş olup onama ilamına karşı davalılar vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davaya konu 243 parsel sayılı taşınmaz (imar uygulaması ile 1469 ada 10 sayılı parsel) tarafların mirasbırakanı … adına kayıtlıyken ara malik aracılığıyla davalı gelini …’ye temlik ettiği, ne var ki; temlik hakkında, muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak davacı …, …, … ve … tarafından davalı … ile dava dışı … ve … aleyhine Serik Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 1998/869E., 2003/561K. sayılı davanın açıldığı, davanın kabulüne dair verilen kararın kesinleştiği, aynı istekle davacı … ve … tarafından davalı … ile dava dışı … ve … aleyhine Serik Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2004/1064E., 2005/450K. sayılı davanın açıldığı, davanın kabulüne dair verilen kararın kesinleştiği, murisin 10.11.1989 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak davacı …, …, …, …, …, … ile dava dışı oğlu …’nın kaldığı, davalı …’nin … ile evli olup murisin gelini olduğu yargılama sırasında davalı …’nin ölümüyle mirasçıları huzuru ile davanın görüldüğü anlaşılmaktadır. Ayrıca davacılardan …’in 07.12.2009, …’in 0.01.2012 ve …’in ise 06.09.2016 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Yine davacılardan … ve … mirasçılarının da alacaklarını dava dışı …’e temlik ettikleri görülmektedir.
Somut olayda; davacılarından … ve …’in ( karardan önce) ölü olmasına rağmen mahkemece adı geçenlerin mirasçıları davaya dahil edilmeden sonuca gidilmiştir.
Hal böyle olunca; davacılardan … ve … mirasçılarının davaya dahil edilerek (dava dışı …’e yapılan temlikte dikkate alınarak) taraf teşkili tamamlandıktan ve taraf delilleri toplandıktan sonra dosya içeriğine ve toplanacak delillere göre uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, kamu düzeninden sayılan taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Daire’nin 11.08.2018 tarihli ve 2018/2249 Esas, 2018/17189 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalılar vekilinin sair itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 30.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.