YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/860
KARAR NO : 2021/1638
KARAR TARİHİ : 17.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan … vekilinin temyiz isteminin, mahkumiyetine karar verilen sanık aleyhine katılan … yararına vekalet ücreti takdir edilmemesine yönelik olduğundan, katılan vekilinin temyiz isteminin bu kapsamla sınırlı olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
1) Sanığın kasten yaralama eylemi neticesinde katılanın orta (2) derecede kemik kırığı ve yüzde sabit iz oluşacak şekilde yaralanması karşısında; aynı olayda birden fazla nitelikli halin (5237 sayılı TCK’nin 87/3 ve 87/1-c) bir arada bulunması nedeniyle TCK’nin 3. maddesinde belirtilen “cezada orantılılık” ilkesi ve TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak, TCK’nin 86/1. maddesine göre temel ceza tayin edilirken makul bir oranda alt sınırdan uzaklaşılması ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın sanığın TCK’nin 86/1 ve ve 87/1-c maddeleri uyarınca verilen cezasının TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca ayrıca kemik kırığı nedeniyle artırılamayacağı gözetilmeden yanlış uygulama yapılması suretiyle yazılı şekilde sanığa fazla ceza tayini,
2) Sanığın aksi kanıtlanamayan savunmalarına göre kız arkadaşını rahatsız eden katılan … ile aralarında husumet bulunduğu, katılan …’in arkadaşı olan ve katılan ile aynı ismi taşıyan tanık …’in de 10.08.2010 tarihli kolluk beyanında; “arkadaşı katılan … ile sanık arasında kız meselesinden husumet olduğunu” ifade ettiği, temyiz dışı diğer sanık …’nun 10.08.2010 tarihli kolluk beyanında; “tarafların arasında kız meselesi olup, sanığın katılan …’i kaç defa sevgilisine takılmaması konusunda uyardığını” beyan ettiği, yine temyiz dışı diğer sanıklar … ile … 10.08.2010 tarihli kolluk beyanlarında;
“taraflar arasında öncelere dayanan kız meselesi olduğunu ve devam ettiğini, katılan …’in sanığın kız arkadaşını sürekli olarak rahatsız ettiğini” beyan ettikleri nazara alındığında, sanığın, düğünde gördüğü katılanı yüzünde sabit iz oluşur nitelikte yaralandığı olayda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Hükme esas alınan tanık …’nun beyanının gerekçeli kararda gösterilmemesi,
4) Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/(1) maddesinde; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan … yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 17.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.