YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/731
KARAR NO : 2020/925
KARAR TARİHİ : 05.03.2020
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki asıl ve birleşen dosyalar davacıları … ve … vekili, asıl ve birleşen dosyalar davalısı … Mirasçıları ile Ayseli Kırgül vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup asıl ve birleşen davalar bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen karar davacı yüklenici mirasçıları … ve … ile davalı iş sahibi mirasçıları … ve …tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır (6100 sayılı HMK m.114,1/d ). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 50. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 8 ve 28. maddelerine göre, her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir ve taraf ehliyeti, çocuğun sağ olarak bütünüyle doğduğu anda başlar, ölümle sona erer. Bu nedenle, ölmüş kişinin taraf ehliyeti yoktur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; asıl ve birleşen dosyalar davacısı …’ün yargılama devam ederken 01.08.2011 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde TMK 28/1. maddesi gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulacağından ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalara ise ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, mahkemece davacı …’ün mirasçılarının katılımı sağlanarak, karar verilmesi gerekiren ölü kişi hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Ayrıca, asıl ve birleşen davaların hüküm kısmında; kabul edilen alacağın hangi davalıdan ne kadar oranda alınarak hangi davacıya ne oranda verileceği belirtilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; asıl ve birleşen dosyalar davacısı …’ün mirasçılarının davaya dahil edilerek yargılama yapılması ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hükmedilen alacağın kimlerden ne oranda alınarak kime ne oranda verileceği açıkça belirtilecek şekilde hüküm kurulmasından ibarettir.
Açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazları incelenmeksizin hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödenenden 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 370,80 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan temyiz harcının temyiz eden asıl ve birleşen dosyalar davacıları … ve Esra Öztürk’e, 560,00 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan temyiz harcının temyiz eden asıl ve birleşen dosyalar davalısı Emine Resan mirasçılarına, 655,50 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan temyiz harcının temyiz eden asıl ve birleşen dosyalar davalısı Ayseli Kırgül’e iadesine,
karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 05.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.