YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3906
KARAR NO : 2019/8295
KARAR TARİHİ : 01.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : El Atmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, görevsizlik karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, müvekkili adına kayıtlı 1014 parsel üzerine davalının kiraz ağacı dikmek suretiyle tecavüz ettiğini açıklayarak, davalının müdahalesinin önlenmesine, kiraz ağaçlarının kaldırılarak taşınmazın eski haline getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …, davacının taşınmazı iktisap ettiği tarihten itibaren bahse konu yerde bir geliri bulunmadığını, kirazların fidan halde olduklarını, mahkeme açılmadan tarafına bildirilmiş olsaydı kanun hükmünü yerine getirmekten kaçınmayacağını açıklayarak, gereksiz dava sebebiyle mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin tarafına yüklenmesini reddettiğini, ön inceleme duruşmasında da, daha önce aralarında taksim yapan hissedarlardan hisse satın aldığını ve satan kişinin kendisine yerin bir ucunun yola dayandığını söylediğini, bu yüzden satın aldığını, şimdi ise yola dayanan kısımdan dolayı dava açıldığını, yolu olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, davanın, Kadastro Kanunu’nun 22/A maddesi uyarınca yenileme kadastrosuna tabi 1014 parsel sayılı taşınmaza komşu taşınmaz tarafından müdahale edildiği iddiasıyla açılmış bulunan elatmanın önlenmesi davası mahiyetinde olduğu, ilgili taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olup askı ilanı yapılmış olmakla Kadastro Kanunu’nun 27. maddesi hükmü uyarınca mahkemenin görevsizliğine dosyanın görevli ve yetkili … Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, “Teknik nedenlerle yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden veya eksikliği görülen ve en az bir mevki veya ada biriminde zemindeki sınırları gerçeğe uygun gösterilmediği tespit edilen tapulama ve kadastro paftaları, bu kanun hükümlerine göre Tapu ve Kadastro Müdürlüğünün teklifi ve ilgili bakanın onayı ile yenilenir. Buna göre tapu sicilinde gerekli düzeltmeler yapılır” hükmü yer almaktadır. Aynı Yasanın 4. maddesinde ise “pafta yenileme işlemlerinin yalnız teknik çalışmaları kapsayacağı, tapu siciline geçmiş ya da geçmemiş mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı” hükmüne yer verilmiştir.
Yine 29.11.2006 tarihli Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin (1). fıkrasının a bendinde “Uygulama öncesi davalı olup da davaları devam eden taşınmazlardan; a) Mahalli hukuk mahkemelerinde davalı olan taşınmazlardaki uyuşmazlık konusu, sınıra ve yüzölçümüne yönelikse bu davalara konu sınırlar, paftasında itirazlı mülkiyet sınırı olarak teknik yönetmelikteki özel işareti ile gösterilir ve yüzölçümü kesinleştirilmez” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Buna göre; yenileme öncesinde taşınmaz hakkında yüzölçümü ve sınır ihtilafına ilişkin genel mahkemede bir dava var ise, taşınmaz davalı olarak Kadastro mahkemesine aktarılır.” düzenlemesi yer almaktadır.
Dosya kapsamından, Derbent köyü 1014 parselin, davacı … Belediyesi adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. … Kadastro Müdürlüğü’nün 09.07.2014 tarihli yazı cevabına göre, 1014 parselin 3402 sayılı Kanun’un 22-a maddesi çalışmaları sonucu Uluderbent mahallesi Köprübaşı mahallesi 187 ada 2 parsel numarasını aldığı, 27.12.2013 ila 27.01.2014 tarihleri arası kesin askıya çıkartıldığı ve 28.01.2014 tarihinde kesinleştiği belirtilmiştir. 187 ada 2 parsel halen tapuda 04.07.2014 tarihi itibarıyla kurumlar arası devir nedeniyle … Büyükşehir Belediyesi adına kayıtlı görülmektedir.
Bu durumda her ne kadar dava konusu kiraz ağaçlarının bulunduğu taşınmaz hakkında 3402 sayılı Yasa’nın 22-a maddesi gereğince uygulama tutanağı düzenlenmiş ise de, davanın esası mülkiyete ilişkin olup yenileme çalışmasına yönelik bir itiraz söz konusu olmadığı gibi taşınmazların sınır ve yüzölçümüne ilişkin bir uyuşmazlık da bulunmadığından, uyuşmazlığın genel mahkemede görülüp sonuçlandırılması gerektiği gözetilerek, mahkemece yargılamaya devam edilmesi, işin esası ile ilgili olumlu olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.