Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/13363 E. 2021/2035 K. 08.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/13363
KARAR NO : 2021/2035
KARAR TARİHİ : 08.03.2021

DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
MAHKEMESİ : … 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.03.2017 tarihli ve 2015/121 Esas, 2017/156 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez taraf vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; … ili Fatih ilçesi Ördek Kasap mahallesinde kain 2579 ada 20 parsel sayılı taşınmazda yer alan … Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahiliye ve Cerrahi Poliklinikleri Binası’nın çatı katında davalıya ait baz istasyonunun herhangi bir yasal dayanağı olmaksızın kurulduğunu belirterek, 2010-2015 yılları arasındaki kullanıma ilişkin 150.000,00 TL ecrimisil alacağının dönem sonu faizleri ile birlikte tahsiline, elatmanın önlenmesine ve 100,00 TL eski hale iade tazminatının davalıdan tahsiline talep etmiştir. Davacı vekili 23.03.2017 tarihli duruşmada eski hale getirme talebini atiye bırakmıştır.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 70.500.00 TL ecrimisil alacağının dönem sonu yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin ecrimisil alacağı talebinin reddine, eski hale getirme talebine ilişkin talebin atiye bırakılmasına, davalının dava konusu yere el atmasının önlenmesine karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 28.06.2018 tarihli ve 2017/1329 Esas, 2018/1230 Karar sayılı kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan kabulü ile; ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile; 31.03.2010-31.03.2011 tarihleri arası için 21.600,00 TL, 31.03.2011-31.03.2012 tarihleri arası için 23.777,28 TL, 31.03.2012-31.03.2013 tarihleri arası için 25.731,77 TL, 31.03.2013-31.03.2014 tarihleri arası için 26.323,60 TL ve 31.03.2014-31.03.2015 tarihleri arası için 29.564,04 TL olmak üzere toplam 126.996,69 TL ecrimisil bedelinin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, HMK’nin 353/(1)-b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun, ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasının düzeltilmesi de dahil istinaf isteminin kısmen bile kabulüne karar verilecek olsa dahi, şayet yeniden hüküm kurulacak ise, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve tüm hükümlerin yeniden kurulması gerekir. Bölge adliye mahkemeleri, bir yandan hukuki denetim yapan mahkemeler iken diğer yandan vakıa incelemesi de yapan mahkemelerdir. İlk derece mahkemelerince yapılan vakıa incelemesi Bölge adliye mahkemesi tarafından yerinde bulunmadığı takdirde İlk Derece Mahkemesi kararı bütünüyle ortadan kaldırılmalı ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeniden bir hüküm kurulmalıdır. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK’nin 297. ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilebilecektir. Keza, ilk derece mahkemesi kararı hakkında kısmen esastan ret, kısmen kabul kararı verilip, sadece kabul olunan kısım yönünden kararın kaldırıldığı hallerde, böyle bir kararın bozulması durumunda bozma sonrası davaya bakacak mahkeme konusunda da belirsizlik ortaya çıkabilecektir.
Bu nedenle somut olayda, yukarıda açıklandığı şekilde davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabul edildiği durumda öncelikle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi, yeniden tüm talepler bakımından hüküm kurulması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usule ve yasal düzenlemelere aykırı şekilde, bir yandan davalı vekilinin istinaf taleplerinin HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilirken diğer yandan davacı vekilinin HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesine göre ecrimisil hükmüne yönelik istinaf talebi kabul edilmesine rağmen kanunda yer almadığı şekilde yalnızca İlk Derece Mahkemesi hükmünün ecrimisil hükmü ile ilgili bölümü yönünden hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK’nin 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi