Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/6814 E. 2021/4685 K. 22.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6814
KARAR NO : 2021/4685
KARAR TARİHİ : 22.03.2021

Basit yaralama suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a-e, 29 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2014 tarihli ve 2014/190 Esas, 2014/596 Karar sayılı kararının 10.12.2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 03.02.2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a-e, 29 ve 62. maddeleri gereğince sanığın 1 yıl 4 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2018 tarihli ve 2017/381 Esas, 2018/404 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 11.11.2019 tarihli ve 2019/762 Esas, 2019/2764 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmesini takiben, yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a-e, 29 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli ve 2019/535 Esas, 2020/210 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 04.01.2021 tarihli ve 2020/19289 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2021 tarihli ve 2021/5821 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12.02.2019 tarihli ve 2019/486 Esas, 2019/1821 Karar sayılı ilâmında “…suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilk kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağı…” şeklinde belirtildiği üzere hükmün açıklanmasına ilişkin karar kesinleşmediği takdirde denetim süresinin başlamayacağı nazara alındığında;
Dosya kapsamına göre, Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 04.11.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 10.12.2014 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 21/1-d ve 20/2. maddesine göre Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının çocuğa karşı kötü muamele suçlarından davaya katılma hakkıbulunduğu gözetilmeden yokluğunda yargılamaya devam edilmesi ve Mahkemesince gerekçeli kararın da usûlüne uygun olarak anılan Bakanlığa tebliğ edilmemesi karşısında; esasen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
29.02.2020 tarihli, 31054 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.12.2019 tarihli, 2019/6 Esas ve 2019/7 Karar sayılı kararına göre; 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20/2. maddesi uyarınca, bu Kanun kapsamına giren suçlarla ilgili olarak açılan ceza davalarında, kovuşturma evresinde mahkemesince; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davadan haberdar edilmesi zorunlu olmadığından mahkemece hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.