YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3806
KARAR NO : 2020/5031
KARAR TARİHİ : 14.10.2020
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 2.Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun 2 haftalık süre içerisinde yapılmadığı, böylelikle yerel mahkeme kararının kesinleştiği, kesin nitelikteki kararlara karşı istinaf kanun yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle …nın 352/1 maddesi gereğince davacının istinaf başvuru dilekçesinin süre yönünden reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’nın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde, ortak mirasbırakan babası … Top’un …/ İdealtepe’de bulunan bir daireyi satın alıp tapuda davalının adına tescil ettirdiğini, yine aynı yerde bulunan mirasbırakan anne ve babalarının ikamet ettiği dubleks dairenin tapusunun da anne babaları tarafından davalıya verildiğini, …/…’da … …’e ait 2 parça devremülk tapusunun da davalı adına kaydedildiğini, ayrıca davalının dava dışı kız kardeşi … ile birlikte mirasbırakanı son zamanlarında kandırarak …’de … İş Merkezi’nde bulunan 7-8 adet dükkanı da temlik aldıklarını, davalının belirtilen bütün taşınmazları muris muvazaası ve … olan babalarını kandırmak yoluyla edindiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiş, dava dilekçesindeki talepleri açıklamak için verdiği 14.03.2016 tarihli dilekçesinde ise, mirasbırakan … Top’un …’de bulunan 7 parça bağımsız bölümü, …/…’de bulunan 2 parça bağımsız bölümü ve …/…’da bulunan 1 parça bağımsız bölümü davalı adına tescil ettirdiğini, işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemiştir.
Davalı, davanın süresinde açılmadığını, iddianın doğru olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, muvazaa iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun 2 haftalık süre içerisinde yapılmadığı, böylelikle yerel mahkeme kararının kesinleştiği, kesin nitelikteki kararlara karşı istinaf kanun yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle HMK’nın 352/1 maddesi gereğince davacının istinaf başvuru dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun(HMK’nın) 344. maddesi, “İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.”şeklinde düzenlenmiştir.
Ayrıca, HMK’nın 342/3. maddesinde, “İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355. madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır.” düzenlemesine de yer verilmiştir.
Söz konusu 344. maddede açıkça belirtildiği üzere, harçların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa kararı veren mahkeme tarafından 1 haftalık kesin süre verileceği, maddenin açık hükmüdür.
Somut olayda, yerel mahkemenin gerekçeli kararı davacı vekiline 02.04.2018 tarihinde tebliğ edilmiş, süresi içerisinde (UYAP üzerinden 16.04.2018 tarihinde), istinaf yoluna başvuran davacı vekili dilekçeyi verdikten 1 gün sonra, 17.04.2018 tarihinde istinaf harçlarının tümünü yatırmış olduğuna göre ihtara dahi gerek kalmamıştır.
Hal böyle olunca, davacı vekilinin süresinde yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile işin esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile, 6100 sayılı HMK’nın 371/1-a maddesi gereğince … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 14/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.