YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4223
KARAR NO : 2020/5182
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, dava konusu 3109 ada 1 sayılı parseldeki 8 numaralı bağımsız bölümün davalı …’ ye 92.500,00 TL’ye satımı konusunda anlaşıldığını, satım konusu taşınmazın bedelinin 55.000,00 TL’ lik bölümünün kendilerine teslim edilecek araç ile ödenmesinin, geri kalan kısmına yönelik olarak ise senet düzenlenmesinin kararlaştırıldığını, davalı … ve dava dışı eşi tarafından kendilerine teslim edilen aracın, tapuda işlem yapılmasının hemen akabinde, 3. kişi tarafından kendine ait olduğu gerekçesiyle götürüldüğünü, dava konusu bağımsız bölümün bir hafta içinde gerçek bedelinin çok altında bir bedelle diğer davalı …’ a temlik edildiğini, davalı … ve dava dışı eşi … hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı …’ nin adliye çalışanı olduğunu söyleyerek kendine güven duyulmasını ve devamında hileli davranışlarla dava konusu bağımsız bölümün adına tescilini sağladığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı …, dava konusu bağımsız bölümün satımını dava dışı eşinin takip ettiğini, evin bedelinin bir kısmının araba ile ödenip, kalan kısmı için senet düzenlenmesi konusunda anlaşıldığını, memur olduğu hususuna özel bir vurgu yapmadığını, eşinin maddi sıkıntıları olduğunu, onun isteği ile bağımsız bölümün diğer davalıya temlik edildiğini ve parasının alındığını belirtmiştir.
Davalı …, savunma getirmemiştir. Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “…Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; çekişme konusu 3109 ada 1 parseldeki mesken niteliğindeki 8 nolu bağımsız bölümün, davacı tarafından 11.06.2013 tarihinde 44.000,00 TL. bedelle davalı …’ ye, davalı … tarafından 18.06.2013 tarihinde 30.000,00 TL. bedelle diğer davalı …’ a satış suretiyle temlik edildiği, eldeki davanın 01.07.2013 tarihinde süresinde açıldığı, mahkemece 13.05.2014 tarihli celsede … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/14 Esas sayılı dosya suretinin dosyaya alınması yönünde ara karar verilmesine karşın, anılan dosya suretinin dosyada bulunmadığı, davalı …’nin 03.12.2013 tarihli celsede, hakkında dolandırıcılık suçu isnadıyla suç duyurusunda bulunulduğu yönünde beyanının olduğu, ayrıca yine dosya kapsamından, hakkında dava konusu ile ilgili olarak idari soruşturma yapıldığı anlaşılmasına rağmen, belirtilen hususlarda araştırma yapılmadığı, ilgili belgelerin getirtilmediği, çekişme konusu bağımsız bölüm karşılığı verildiği beyan edilen aracın tescil kayıtlarının dosyada olmadığı, keza davalı … tarafından imzalanan senetlerin ödenip ödenmediğinin tespit edilmediği anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca; yukarıda belirtilen eksikliklerin giderilmesi, cezai ve idari soruşturma dosyalarında mevcut beyanların birlikte değerlendirilmesi, yine yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak, işlem sırasında irade fesadının olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, işlemin hileli olduğuna kanaat getirilmesi halinde, son kayıt malikinin iyiniyetli olup olmadığının araştırılması gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir…” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 10,00 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 19/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.