YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1743
KARAR NO : 2021/1720
KARAR TARİHİ : 25.02.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.10.2016 tarih ve 2015/400 E- 2016/237 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.03.2020 tarih ve 2018/1797 E- 2020/356 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin Türk turizmine hizmet sunan, turistlere yönelik mağazacılık faaliyetleri ile başka bir çok ticari faaliyet yürüten köklü bir firma olduğunu, 2013/108206 sayılı “WOUX” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvuruya davalı şirket tarafından 2002/07231 ve 2012/68008 sayılı “VOX” ibareli markalarına dayalı olarak yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen kabul edilerek bir kısım mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, karara yaptıkları itirazın da nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını, başvurunun yeterli ayırt ediciliğin katıldığını ileri sürerek YİDK’in 2015-M-6807 sayılı kararının iptaline, başvurunun 18. ve 35. sınıflar yönünden de tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiş, aşamalardaki beyanlarında ise davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu marka ile redde mesnet markalar arasında 18. sınıfta tescil edilmek istenen emtialar ile 35. sınıfta tescil edilmek istenen hizmetlerin tamamı yönünden 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, TPMK YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında başvuru kapsamında yer alan 18. sınıf mallarla, bu sınıfta yer alan malların satışına özgülenmiş 35/06. sınıftaki perakendecilik hizmetleri ile 35/01-05. sınıfta yer alan hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, ancak usulüne uygun meşruhatlı ihtara rağmen davalı tarafından 35/6. sınıfta 1’den 34’e kadar malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetlerinde markanın kullanımına ilişkin dosyaya delil sunulmadığından redde mesnet 2002/07231 sayılı davalı şirket markasının 18. sınıf hariç 1’den 34. sınıfa kadar malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetlerinde kullanılmadığının değerlendirildiği, anılan hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK’nın 29.07.2015 tarih 2015-M-6807 sayılı kararının 35/6. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetler yönünden kısmen iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 49,50 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 25.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.