Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/870 E. 2021/5474 K. 30.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/870
KARAR NO : 2021/5474
KARAR TARİHİ : 30.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanığın denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken açıklanan hükümde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; … de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nin 34. ve 230. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak mahkemenin ulaştığı sonuç sanık, mağdur, Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici olması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verilerek 5271 sayılı CMK’nin 34. ve 230. maddelerine aykırı karar verilmesi,
2) 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, CMK’nin 231/11. maddesi gereğince, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için aynı Kanun’un 195/1. maddesine göre usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen duruşmaya gelmediği takdirde, yokluğunda karar verileceği meşruhatını içeren davetiyenin sanığa tebliğ olması gerekirken, sanığa duruşmaya gelmediği takdirde zorla getirileceği ibaresi yazılı tebliğ yapılarak sanığın yokluğunda hükmün açıklanması,
3) İhbara konu …3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02//07/2015 tarih ve 2015/139 Esas, 2015/482 Karar sayılı ilamının tamamının denetime olanak sağlayacak biçimde dosya içerisinde bulundurulmaması,

4) Katılanın isim ve açık kimlik bilgilerinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi suretiyle CMK’nin 232/2-b maddesine muhalefet edilmesi,
5) Katılan hakkında …Devlet Hastanesince düzenlenen 26.08.2011 tarihli adli raporda katılanın kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığının belirtilmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel ceza üzerinden TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
6) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereği sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 30.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.