Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/7536 E. 2013/9757 K. 24.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7536
KARAR NO : 2013/9757
KARAR TARİHİ : 24.06.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 02.08.2012 gününde verilen dilekçe ile şerhin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; istemin reddine dair verilen 06.08.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi istem sahibi … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemi ile açılan 06.05.1986 tarihli 1986/35-531 sayılı davada mahkemece 2822, 2929, 2921 parsel sayılı taşınmazların ortaklığının giderilmesine karar verildiği ve kararın gereği için tapu müdürlüğüne gönderildiği ve tapu müdürlüğünce de 16.05.1986 tarihinde tapu kadına “satışa çıkarılmıştır” şerhinin işlendiği belirtilerek anılan şerhin terkini istemine ilişkindir.
Dilekçe ile yapılan başvuru sonucunda mahkemece evrak üzerinde yapılan inceleme ile davacının istemi reddedilmiştir.
Bilindiği gibi, tapu kaydındaki dayanağı kalmadığı ileri sürülen kayıtların terkini ilgilisinin oluru, yetkili makamın yazısı veya mahkeme kararı ile olanaklıdır.
Somut olayda; ortaklığın giderilmesi davasının davacısı tapu kaydındaki şerhin terkini için tapu müdürlüğüne başvuruda bulunmuş, ancak istemi karşılanmadığından ortaklığın giderilmesine karar veren mahkemeden istemde bulunmuştur.
Bu istemin tapudaki şerhin lehtarlarına yöneltilecek bir davada ileri sürülmesi gerekir. Çünkü orta yerde bir tarafın başvurusu ile mahkemenin bir hakkın doğumuna, değiştirilmesine, sona ermesine veya korunmasına karar verilmesi hali olarak tanımlanan çekişmesiz yargı işi yoktur. Bu nedenlerle davacı …’ın istemi bir dava gibi değerlendirilmemiştir.
Diğer yandan, HUMK’nın 427. maddesinde de açıkça belirtildiği gibi usule ve esasa ilişkin nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bir dava dilekçesinde bulunması gereken (davacı ve davalıdan oluşan) taraflar, davacı tarafından hasma yöneltilmiş bir istem sonucu ve bu talebin dayanağını oluşturan hukuki sebepleri içermeyen, sadece mahkemeye sunulan bir dilekçe ile talep edilen şerhin kaldırılması isteminin reddi kararı da 6100 sayılı HMK’nın 294. maddesinde belirtilen temyizi kabil nitelikte nihai bir karar, hüküm değildir. Temyizi kabil olmayan bir karar için temyiz isteminde bulunulduğundan temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklandığı üzere davacı … vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar veridi.