Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2020/11932 E. 2021/1331 K. 15.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11932
KARAR NO : 2021/1331
KARAR TARİHİ : 15.02.2021

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-d, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin 24/06/2019 tarihli ve 2018/194 esas, 2019/103 sayılı kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 07/10/2020 gün ve 94660652-105-65-12945-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/10/2020 gün ve 2020/90625 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunu da kapsayan “Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep” başlıklı 167/1. maddesinde yer alan “(1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, dosya kapsamına göre, müşteki … ile sanık …’ın dosya içerisinde mevcut 28/07/2020 tarihli nüfus kayıt örneğine göre baba-oğul olduğu gözetilerek sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlü … hakkında mağdur …’a yönelik eylemi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de; 5237 sayılı TCK’nın hükümlünün üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu da kapsamına alan “Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep” başlıklı 167/1. maddesinin “(1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.” şeklindeki düzenlemesi uyarınca, hükümlünün mağdurun oğlu olduğu ve cezalandırılamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, hükümlü … hakkında mağdur …’a yönelik eylemi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine yönelik Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin 24/06/2019 tarih ve 2018/194-2019/103 E-K sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre ve aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümlü … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 167/1-b ve 5271 sayılı CMK’nın 223/4-b maddeleri gereğince CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA ve bu nedenle verilen cezanın KALDIRILMASINA, 15/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.