Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/3607 E. 2021/2087 K. 23.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3607
KARAR NO : 2021/2087
KARAR TARİHİ : 23.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanıklar …, … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Dairemizin 10.10.2018 tarih ve 2017/19895 Esas, 2018/14821 Karar sayılı ilamı ile hükümlerin “aşamalarda atılı suçu işlemediklerini savunan sanıklar ve suça sürüklenen çocuk ile katılanın, katılanın kardeşleri … ve …’ün aynı oturumda bulundurularak yaralama eylemlerini kimin ne şekilde gerçekleştirdikleri açıklattırılmaya çalışılması ve sonucuna göre sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun hukuki durumlarının tespiti yerine eksik kovuşturma ile hüküm kurulması” gerekçesiyle bozulduğu, uyulmasına karar verilen bozma ilamı kapsamında dinlenen katılanın, gözüne sopayla vuran sanık … olsa da sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun hep birlikte kendisini yaraladıklarını, hepsinin olay sırasında olduğunu beyan etmesi, aynı şekilde tanık …’in de ellerindeki suç eşyalarının ne olduğunu tam olarak hatırlayamıyorsa da hepsini gördüğünü bildirmesi, oluş ve tüm dosya kapsamı karşısında sanıklar …, … ve suça sürüklenen çocuk …’in de diğer sanık … ile karar ve irade birliği ile hareket ettiği ve eylem üzerinde birlikte hakimiyet sağladıkları dikkate alınarak, TCK’nin 37. maddesine göre meydana gelen en ağır cezayı gerektiren sonuç nedeniyle TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/2-b maddeleri uyarınca cezalandırılmaları yerine, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek, farklı uygulama ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
b) 5271 sayılı CMK’nin 150/3. maddesi gereğince alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suça sürüklenen çocuğun müdafiinin bulunmaması halinde istemi olmasa da müdafii görevlendirilmesi gerektiği, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/2-b, son maddelerindeki suçun da bu kapsamda olması nedeniyle sanığa zorunlu müdafi olarak atanan … Demir’in 13.06.2019 havale tarihli dilekçe ile müdafilikten çekildiğini beyan etmesine ve 03.10.2019 tarihli ara kararı ile zorunlu müdafiilik görevinin sonlandırılmasına karşın suça sürüklenen çocuk hakkında yeni müdafi tayin edilmeksizin yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle, savunma hakkının kısıtlanması,
Kabul ve uygulamaya göre;
Sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin olarak,
c) Sanıkların eylemi sonucunda katılanın yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaralandığının kabulü ile kurulan hükümlerde, sanıklar hakkında TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca hükmolunan hapis cezasının bir kat oranında artırılması sırasında TCK’nin “87/1-c” olan uygulama maddesinin “87/1” olarak hatalı gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/6 maddesine aykırı davranılması,
d) Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetlerinin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin ve suça sürüklenen çocuğun temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 23/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.