Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2018/2319 E. 2020/5504 K. 27.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2319
KARAR NO : 2020/5504
KARAR TARİHİ : 27.10.2020

MAHKEMESİ: … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT

Taraflar arasında görülen davada;Davacı, 116215 ada 16 parsel sayılı taşınmazdaki payını satmaya karar verdiğini, emlakçılık yapan davalı …’ın kendisine müşteri bulduğunu söylediğini, 27.08.2013 tarihinde alıcı oduğunu söyleyen davalı … ile …’ın bürosunda buluştuklarını, m2’si 35,00 TL’den anlaştıklarını, 28.08.2013 tarihinde davalı … ile notere gittiklerini, … tarafından satış bedelinin banka hesabına havale edileceğinin söylendiğini, bunun üzerine davalılardan …’a vekalet verdiğini, satış bedelinin hesaba geçmemesi ve …’un bahaneler bulması üzerine 02.09.2013 tarihinde vekil …’ı azlettiğini, ne var ki anılan taşınmazdaki payının 29.08.2013 tarihinde davalı …’a devredildiğini öğrendiğini, bilgisi ve rızası dışında devrin yapıldığını, yaptığı şikayet üzerine davalıların dolandırıcılık suçundan ceza aldıklarını, davalı …’ın da emlakçılık yaptığını ve durumu bildiğini, tüm davalıların el ve işbirliği içerisinde zararlandırma kastı ile hareket ettiklerini ileri sürerek, devre konu payın iptali ile adına tescilini, mümkün olmazsa tazminini istemiştir.Davalı …, … ilçesinde emlakçılık yaptığını, emlakçılık yapmak dışında olayla bir ilgisinin bulunmadığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … dolandırıcılık eylemleri ile bir ilgisinin olmadığını, ceza dosyasında beraatine karar verildiğini, davacı ile diğer davalıları tanımadığını, tapu kaydına güvenerek ve iyiniyetli olarak çekişmeli payı 75.000,00 TL’ye satın aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.Mahkemece, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettiği ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı … vekilinin istinaf başvurusu da … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince 6100 sayılı HMK’nin 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddedilmiştir.Karar, davalı … vekili tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 27.10.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat … ile temyiz edilen davacı vekili Avukat … geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalı … vekili Avukat v.d. gelmedi, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı …’ın yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 02.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 2.540.00. TL. duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 5.940.44. TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.