YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17784
KARAR NO : 2020/13856
KARAR TARİHİ : 28.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının büyük hissedarı … Belediyesi olan davalı şirkette Haziran 2011 tarihinde işe başladığını, bir müddet ot temizleme işinde çalıştıktan sonra araç bakım işinde çalışmaya devam ederken iş sözleşmesinin davalı tarafından geçerli ve haklı bir neden olmaksızın 30/11/2014 tarihinde feshedildiğini, davalı şirkette 2014 yılı Şubat ayında davacıyla birlikte 190 civarında işçinin Belediye – İş Sendikası’na üye olduğunu; 30/03/2014 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Belediye yönetiminin el değiştirdiğini, bu tarihten itibaren sendika üyesi olan şirket işçilerine üyelikten istifa etmeleri için baskı yapılmaya başlanarak istifa etmedikleri takdirde işlerinden olacaklarını söylendiğini, Belediye Başkanı’nın işçilerle yaptığı ilk toplantıda sendikaya karşı olduğunu açık açık belirttiğini, sendika üyesi işçilerle üye olmayan işçiler arasında ayırım yapıldığını, 1-2 ay süreyle sendika üyesi olmayan işçilere 150,00 TL fazla maaş ödenirken, davalı şirket ile sendika arasında Yüksek Hakem Kurulu kararıyla bağlantılı Toplu İş Sözleşmesi ile hüküm altına alınan ücret zammı, bayram ve ikramiye alacağı dahi ödenmediğini, baskılara dayanamayan sayısı belirsiz işçinin sendika üyeliğinde istifa ettiğini, davalı şirket yöneticileri ve Belediye Başkanının işçilerin çoğunluğunu sendika üyeliğinden istifa ettiremeyince ekte örneğini sundukları 28/11/2014 tarihli yazı ile ilk etapta davacı da dahil 64 işçinin iş sözleşmesi 30/11/2014 tarihinden itibaren 5 ay süreyle askıya aldıklarını, buna gerekçe olarak kış mevsiminin gelmiş olması ve iş yoğunluğunun azalması gösterildiğini, sadece sendika üyelerinin sözleşmelerinin askıya alınmasındaki asıl amacın sendikalaşmayı bitirmek olduğu, yavalı işverenini iş sözleşmesini tek taraflı olarak askıya almasının işin niteliğinde veya yasadan kaynaklanmadığından açıkça iş sözleşmesinin feshi niteliğinde olduğunu daha önceki yıllarda böyle bir askıya alma işlemi yapılmadığını bu sürenin çok uzun bir süre olduğunu davalının kıdem ve ihbar tazminatı borcu doğduğunu, davacının aylık 45 saatin üzerinde çalışarak fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığını bu çalışmaların karşılığı olan ücretlerin ödenmediğini, davacının yıllık izinlerinin tamamını kullanmadığını ücretlerinin de ödenmediğini, Belediye – İş Sendikası ile davalı arasında 14/06/2014 – 14/06/2016 tarihleri arasında geçerli olan Toplu İş Sözleşmesinin yürülüğe girmesine rağmen davalının Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinin hiçbirini yerine getirmediğini, davacının iş akdinin feshi tarihi itibariyle uygulanmayan zam nedeniyle fark ücret alacağı ve gece çalışmaları için ödenmeyen fark ücret alacağı olduğunu, davalı tarafından sözleşmenin ücret zammı ile ilgili hükmü yerine getirilmemiş olsa da kıdem ve ihbar tazminatının %9 zamlı ücret üzerinden hüküm altına alınması gerektiğini, 15/06/2014 tarihinden sonra yapılan fazla çalışmalar ulusal bayram ve genel tatil çalışmaları ile yıllık izin ücreti hesaplamalarında zamlı ücretin dikkate alınmasının zorunlu olduğunu, Sözleşmenin 43. Maddesine göre kıdem tazminatının her tam hizmet yılı için 35 günlük ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini iddia ederek; kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil, yıllık izin ücreti, bayram parası, ikramiye, ücret farkı alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı tarafça talep olunan alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirketçe davacının iş akdinin feshedilmediğini, sadece gelen kış mevsimi nedeniyle şirketin faaliyet konusu işlerin azalması nedeniyle kış mevsimi geçinceye kadar iş akdinin askıya alındığını davalı şirketin asli faaliyet konusunun inşaat, çevre düzenleme parke taşı kilitli parke döşeme ve imalatı gibi işler olduğunu, bu yıl itibariyle tüm yurtta olduğu gibi ilçede de kış şartlarının çok ağır geçmesi nedeniyle müvekkil şirketin aslı faaliyet konusu olan işleri yapma olanağı kalmadığını bu nedenle iş akdi askıya alınan işçilere hiç bir iş yaptırılmadan oturtularak maaş ödenmek zorunda kalınacak olması ve bu durumun da bir kamu şirketi olan müvekkili şirketi ve kamuya zarara uğratacak olması nedeniyle bu işçilerin iş akitlerinin askıya alındığını, dava önceki yıllarda da 2008 yılı Ekim ayında ve 2009 yılında bu şekilde davacının iş akdinin askıya alındığını, bu durumun davalı şirkette yıllardır uygulanan ve davacıya da daha önceki yıllarda defalaca uygulanmış bulunan ve davacı tarafça herhangi bir itiraza uğramayan bir uygulama olmasına rağmen davacı tarafça bu hususun iş akdinin bu hususun iş akdinin feshi gibi algılanarak dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, iş akdinin askıya alınma tarihi olan 30/11/2014 tarihi itibariyle sendika üyeliği bulunan 61 adet daha işçi bulunmasına rağmen bu işçilerin iş akitleri askıya alındığını, davacı ile birlikte iş akitleri askıya alınan bazı kişilerin sendika ile hiç bir alakasının olmadığı bu nedenle iş akitleri askıya alınan işçilerin iş akitlerinin askıya alınmasında sendika ile ilgili bir durumun bulunmadığını, davacı tarafın fazla mesai iddiasının da gerçek dışı olduğunu davacının iddia ettiği alacak taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde davacı işçinin yıllık izinlerinin tamamını kullanamadığını belirtmiş ancak ne kadarını kullanıp ne kadarını kullanamadığına ilişkin detaya yer vermemiştir. Belge ibraz edilemediği için davacının hiç yıllık izin kullanmadığı kabul edilerek yıllık izin ücreti alacağı talebi kabul edilmiştir. Bu kabul dava dilekçesindeki açıklama karşısında hatalıdır, talep aşılmıştır. Mahkemece yapılacak iş davacı asıl isticvap edilerek kendisinden ücretli izinlerinden ne kadarını kullandığı, ne kadarını kullanmadığı hususunda açıklama talep edilip oluşacak sonuca göre söz konusu alacak hakkında karar vermektir.
3-Karar başlığında karar tarihinin 14.06.2016 yerine 22.03.2016, dava tarihinin ise 01.04.2015 yerine 09.04.2015 olarak yazılması da hatalıdır.
4-Yatırılan harçların kabul ve redde göre oranlanması da doğru değildir.
5-Kabul edilen kıdem tazminatı, bayram yardımı, ücret farkı, ikramiye alacaklarına talep gibi işletme kredilerine uygulanan en yüksek faize hükmedilmiş ise de bu alacaklara bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranını aşmamak üzere işletme kredilerine uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gereklidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.