Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/16529 E. 2020/3112 K. 08.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16529
KARAR NO : 2020/3112
KARAR TARİHİ : 08.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu belirterek, 138 ada 3 parsel üzerinde bulunan kerpiç evin murisin sağlığında vekil edeni tarafından yapıldığını belirterek, bahsi geçen evin müvekkiline aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar davanın kabulü yönünde beyanda bulunmuştur.
Mahkemece, davacı tanıklarınca dava konusu evi davacının yaptırdığı, davalı tanıklarınca ise ortak muris …’nın yaptırdığı beyan edildiğinden, tarafsız olarak dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarına üstünlük tanındığı belirtilerek, dava konusu muhdesatın … tarafından yapıldığı kabul edilmiş ve davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19/II. maddesine dayanan muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden dava konusu 138 ada 3 parselin senetsizden 13.11.2007 tarihinde tarafların ortak murisi … adına tespitinin yapıldığı ve tespitin 31.01.2008 tarihinde kesinleştiği, tapu kaydının … adına oluştuğu; taraf, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre aidiyeti istenen muhdesatın kadastro tespitinden önce yapıldığı sabittir. Ayrıca, taraflar arasında dava konusu taşınmazı da içeren çok sayıda taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesine ilişkin dava açıldığı ve mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve eldeki dosya davacısının temyizi üzerine dava konusu parsele ilişkin muhdesat iddiası sebebiyle ilgili parsele yönelik kararın bozulduğu diğer parseller yönünden kararın onandığı anlaşılmıştır.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek davanın kabulüne karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Yargılama sırasında davalılar …, …, …, …, …, … davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir. Davacı, muhdesatın kendisi tarafından yapıldığını iddia ettiğine ve bir kısım davalılar tarafından kabul beyanında bulunulduğuna göre; Mahkemece kabul edenlerin muhdesattaki hissesi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın tümden reddi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazları kabul eden davalılar yönünden yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.