YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1468
KARAR NO : 2020/19378
KARAR TARİHİ : 22.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın temyizinin mahkumiyete, katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyizinin ise nakil aracı hakkında kurulan hükme yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık …’un diğer sanıklar tarafından da doğrulanan aşamalarda değişmeyen savunmalarında, olay günü sanık … Yalçın’ın Müslüm Uygun’u arayarak aracının bozulduğunu söylemesi üzerine, Müslüm ile birlikte aracın bulunduğu sanayi sitesine gittiklerini ve o sırada polislerin geldiğini, kaçak etlerle ilgisinin olmadığını beyan etmesi ve kolluk güçlerine yapılan ihbarda, sanıkların adı söylenmeden sadece suça konu araçta kaçak et taşındığının bildirilmesi karşısında, mahkemece sanığın savunmasına itibar edilmeme nedeni gerekçeli kararda tartışılmadan yetersiz gerekçe ile sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1. 5271 sayılı CMK’nun 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, CMK’nun 231/1. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için, usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen duruşmaya gelmediği takdirde, yokluğunda karar verileceği meşruhatını içeren davetiye ile sanığın duruşmaya çağrılması gerektiği, ancak dosyanın incelemesinde talimat mahkemesi tarafından sanık adına çıkartılan tebligatta bu meşruhata yer verilmediği halde yargılamaya devamla hükmün açıklanması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. maddesi yerine 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3. Gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nun 52/2.madde ve fıkrası yanında TCK’nun 52/3. fıkrasının da yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
4. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5. Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
6. Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30/11/2011 tarih ve 2010/305 Esas, 2011/1012 Karar sayılı ilamı ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına hükmedilen diğer sanık Cuma Kılınç’a ait olan ve sanık … ile ilgisi bulunmayan nakil aracına ilişkin kararın, Cuma Kılınç hakkında kurulan hükümde kaldığı gözetilmeden nakil aracı hakkındaki hükmün açıklanması,
Yasaya aykırı, sanık … ve katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.