Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/15433 E. 2019/9352 K. 22.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15433
KARAR NO : 2019/9352
KARAR TARİHİ : 22.10.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı üçüncü kişi vekili, 01/02/2015 tarihli kira sözleşmesi ile haciz yapılan adresteki iş yerini boş olarak teslim aldığını, müvekkili ile borçlu şirket arasında hiçbir bağlantı olmadığını,haciz sırasında borçlu şirket ortağının hazır bulunmadığını belirterek, davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde, geçerli haciz bulunmadığından bahisle davanın reddini istemiş,ikinci oturumda davayı kabul ettiklerini beyan etmiş, sonraki oturumlarda bu beyanını tekrarlamıştır.
Mahkemece,dava dilekçesi tebliğ edilen davalı tarafça davanın reddine yönelik cevap dilekçesi sunulduğu, cevap dilekçesindeki geçerli haciz yapılmadığına yönelik iddiaların, tutanak kapsamında kabulünün mümkün olmadığı, yargılamanın ilk celsesinde 28/01/2016 tarihli tutanak kapsamında kabul beyanının gerçekleşmediği, sonraki aşamada gerçekleşen istihkak iddiasının kabulüne yönelik beyana dayalı olarak davanın sonuçlandırılması gerektiği, davalı tarafça davanın ilk celsesinde kabul söz konusu olmadığından, esasa yönelik olarak verilen karar kapsamında Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesine göre vekalet ücretinin tamamına hükmolunması gerektiği, yargılama giderlerinden de davalı tarafın sorumlu olacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş,karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2. Harçlar Kanunu’nun 22. maddesinde; ‘’ Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.’’ düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, davalı alacaklı vekili ilk celse kabul beyanında bulunmamıştır. Bu durumda karar ve ilam harcının üçte ikisi alınması gerekirken tümüne hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle harca ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 numaralı maddesindeki “… 2.953,7 TL nispi karar harcından peşin alınan 738,44 TL harcın mahsubu ile 2.215,2 TL’’ ibaresinin çıkartılarak yerine ‘’ 1.969,14 TL nispi karar harcından peşin alınan 738,44 TL harcın mahsubu ile 1.230,7 TL ” ibaresi yazılmak suretiyle hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.