Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2017/6855 E. 2021/1314 K. 23.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6855
KARAR NO : 2021/1314
KARAR TARİHİ : 23.03.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme basit zimmet, zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Zincirleme basit zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, CMK’nin 260/1 ve 3628 sayılı Yasa’nın 18. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasına CMK’nin 237/2. maddesi hükmü uyarınca KATILMASINA, Hazinenin ve İçişleri Bakanlığının sanığa isnat edilen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmediği, bu itibarla bahse konu suçtan verilen mahkumiyet hükmünü temyiz haklarının bulunmadığı gözetilerek, vekillerinin bu suça ilişkin katılma ve temyiz istemlerinin CMUK’un 317. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin katılan Hazine ve suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekillerinin zimmet suçundan kurulan mahkumiyet, müdafin ise sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa isnat edilen görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı TCK’nin 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç
tarihi olan 25/11/2005 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin soruşturma izni alınması ile ilgili durma süreleri eklendiğinde dahi gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde ise;
Sanığın üzerine atılı zimmet suçunun zarar göreni olan İçişleri Bakanlığının, bu sıfatının gereği olarak CMK’nin 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafi ile katılan Hazine ve suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 23/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.