YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14490
KARAR NO : 2019/9501
KARAR TARİHİ : 23.10.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, dava konusu mahcuzların vekil edeninin alacaklı olduğu bir başka takip dosyasında takibin kesinleşmesi üzerine tatbik edilen haciz ile haczedildiğini ve ihale ile satışa çıkarıldığını, başka bir alıcı çıkmaması üzerine alacağa mahsuben vekil edeni tarafından alındığını, ihale ile satın aldığı malları satmak sureti ile değerlendiremediğinden, borçlu şirkete noterde yapılan kira sözleşmesi ile kiraladığını, kira bedelinin banka yolu ile yatırıldığını, muvazaalı herhangi bir işlem olmadığını belirterek, davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacının borçlu şirket ortaklarından…’ın dayısının oğlu olduğunu, muvazaalı bir takiple dava konusu menkulleri haczettirdikten sonra, davacı tarafından alacağa mahsuben satın alındığını, sonrasında da borçlu şirkete kiralandığını, gerek kira sözleşmesi ve gerekse de bankaya yapılan ödemenin bunun gerçek bir işlem olduğunu göstermek için kurgulandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının, borçlu şirketin ortaklarından…dayısının oğlu olduğu, her ne kadar noterden yapılmış kira sözleşmesi ve kira bedelinin bankadan ödendiğine dair dekont sunulmuş ise de sırf bu işlemlerin tek başına mülkiyeti ve karinenin aksini ispata yeterli olmadığı, davacı ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğunun açık olduğu, takip borçlusu ile davacının birlikte muvazaalı olarak hareket ettikleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacı üçüncü kişi mahcuzları borçlu şirkete kiraya verdiğini iddia etmiş ve imzaları noterlikçe onaylı 27.09.2013 tarih 6780 yevmiye numaralı kira sözleşmesi sunmuş, ayrıca kira bedelinin ödendiğini gösteren banka dekontunu dava dilekçesine eklemiştir. Bu durumda Mahkemece borçlunun tutması zorunlu yasal defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, kira ödemelerinin defter kayıtlarında yer alıp almadığı, yer alıyor ise bu defterlerin usulune uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılarak, bundan sonra dosyadaki diğer bilgi ve belgeler de dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2019 oy birliği ile karar verildi.