YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3581
KARAR NO : 2019/5302
KARAR TARİHİ : 20.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Paydaşlar Arasında Haksız İşgal Tazminatı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, tarafların murisi Satılmış adına kayıtlı 670 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 2 katlı binanın 1/2 hissesinin eşi… ‘a,1/2 hissesinin kardeşi davalı …’a kaldığını,…’ın vefatı ile de 1/2 hissesin davacılara kaldığını, davalının bu yeri 1995 yılından beri her iki katını da kiraya vermek suretiyle kullandığını ve müvekkillerine herhangi bir ödemede bulunmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye dönük 5 yıl için kademeli faiziyle ecrimisil ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin talep dönemlerinde taşınmazı ne kiraya verdiğini ne de bizzat kullandığını, taşınmaza yaptıkları faydalı ve zorunlu masrafları ile harcadıkları masraf ve mesainin bedellerinin tahsiline ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla delilleri toplanarak yargılama yapılmasını ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın üzerindeki yapıların davalının tasarrufunda olduğu, davacıların kullanım hakkının engellendiği, bu sebeple davacıların ecrimisile hak kazandıkları, davalı tarafından yapılan faydalı ve zorunlu giderlerin hissesi oranında hesaplanan ecrimisil tutarından mahsubunun gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkindir.
Davalı vekili,14.09.2011 havale tarihli cevap dilekçesinde faydalı ve zorunlu masraflar ile ilgili dava hakkını saklı tuttuğu halde yani ortada usulüne uygun yapılan bir mahsup talebi olmadığı halde, Mahkemece masraflar düşülmek suretiyle hesaplama yapılması doğru olmamıştır.
Kabule göre de; bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde “…taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu düzenleme karşısında uyuşmazlığın çözümlenmesine karar veren mahkemenin, kuracağı hükmün açık, net ve infaza elverişli olması gerekir. Ne var ki; Mahkemece kurulan hükmün infaza elverişli olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır. Mahkemece hüküm fıkrasında, hüküm altına alınan miktarın ne kadarlık kısmının hangi döneme ait olduğu, hangi miktara hangi tarihten itibaren faiz işletileceği açıkça belirlenmemiştir. O halde Mahkemece, her dönem için hükmolunan ecrimisil miktarı ve her dönem için faiz başlangıç tarihi açıkça belirtilerek hüküm kurulması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde (“….18/04/2006-18/04/2011 dönemine ilişkin olarak her bir davacının hissesine göre 24/06/2015 tarihli raporda belirtildiği üzere toplam 3.567,60 TL ecrimisil bedelinin her dönem sonundan başlayarak işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine”) hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.