YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4992
KARAR NO : 2019/9359
KARAR TARİHİ : 22.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın elatmanın önlenmesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil yönünden kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar, mirasbırakanlarından intikal edip davalı ile birlikte paydaşı oldukları 90 ada 12 parsel sayılı taşınmazda 3 ayrı bloktan ortada kalan binanın fiili taksim sonucu mirasçılara kaldığını, kendilerinin binanın ev olarak kullanılan çeşitli kısımlarını kullanmalarına rağmen davalının dükkanı işgal etmek suretiyle tek başına kullandığını, dükkanın değerinin evlerin toplam değerinden fazla olduğunu ileri sürerek dükkan olarak kullanılan kısma davalının elatmasının önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, taşınmazda davacılar tarafından kullanılan bölümler olduğunu ayrıca dava konusu taşınmaz dışında mirasbırakandan intikal edip davacılar tarafından kullanılan başkaca taşınmazların da bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, usulüne uygun harçlandırılmak suretiyle açılmış bir dava bulunmadığından elatmanın önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, çekişme konusu dükkanın rıza dışı davalı tarafından kullanıldığı gerekçesiyle de ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, altında mağazası olan kargir apartman niteliğindeki 90 ada 12 parsel sayılı taşınmazda davacılar ile davalının 1/16’şar paylarının olduğu, taşınmazda dava dışı başkaca paydaşların da bulunduğu, taşınmazın davaya konu kısmında beş katlı betonarme binanın yer aldığı, 08.12.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre (B) ile işaretli alanın davacı … kullanımında olduğu, yapının 1. katının davacı …, 3. katın ise davacı … tarafından kullanıldığı, 5. kat ve 6. kattaki çatı katının ise boş olduğu belirtilmiştir.
Bilindiği üzere, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesinden ötürü ecrimisil isteyebilir. Ancak, o paydaşın payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanılabileceği bir kısım yer varsa, açacağı el atmanın önlenilmesi ve ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazda davacıların çekişmesiz olarak kullandığı bölümler bulunduğu gibi kimse tarafından kullanılmayan boş alanların da olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; yukarıda yazılı ilkeler doğrultusunda davacıların çekişmesiz olarak kullandığı/kullanabileceği kısımlar bulunduğu gözönüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, Kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.