YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4868
KARAR NO : 2021/5542
KARAR TARİHİ : 30.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, Sanık …, Sanık … ve Mağdur …
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Mağdur …’ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Mağdurun usulüne uygun olarak hakları hatırlatılmasına rağmen, 07.04.2015 tarihli duruşmada sanıklardan şikayetçi olduğunu ancak davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında; sanıklar hakkında açılan kamu davasına usulüne uygun şekilde katılma isteminde bulunup bu sıfatı kazanmayan mağdurun, temyiz yoluna başvurma hakkı ve mahkumiyet hükümlerini sanıklar lehine temyiz etmede hukuki menfaati bulunmadığından, 5271 sayılı CMK’nin 242/1 ve 260/1. maddeleri gereğince, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2)Sanıklar …, … hakkında mala zarar verme ve katılan …’i kasten basit yaralama suçlarından haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıkların temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3)Sanıklar … hakkında mala zarar verme ve katılan … kasten basit yaralama suçlarından hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a)Sanığın tekerrüre esas ilamının TCK’nin 165/1. maddesi kapsamında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçuna ilişkin olduğu, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan suçun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaşmanın sağlanması halinde bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas hüküm olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, 5237 sayılı TCK’nin 58/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak TCK’nin 86/2. ve 151/1. maddelerindeki seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması gerekip gerekmediğinin ve TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
4)Sanıklar hakkında mağdur …’ı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık … müdafii, sanıklar … ve …’ın temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a)Aynı eylem nedeniyle mağdur …’da hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığı meydana gelmiş olmakla, sanıkların en ağır cezayı gerektiren sonuçtan dolayı bir defa cezalandırılması gerekmekte olup, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesine göre temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinden sonra TCK’nin 87/1-d ve 87/1-son maddelerinin uygulanması ile yetinilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan TCK’nin 87/3. maddesi ile artırım yapılmak suretiyle sanıklar hakkında fazla cezaya hükmolunması,
b)Sanıklara TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddesi uygulanarak verilen ”1 yıl 6 ay” hapis cezasının TCK’nin uyarınca 87/1-d maddesi gereğince bir kat artırılması ile ”2 yıl 12 ay” hapis cezasına çıkartılması gerekirken, ”3 yıl” hapis cezası olarak belirtilmesi,
c)Sanık …’ın tekerrüre esas ilamının TCK’nin 165/1. maddesi kapsamında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçuna ilişkin olduğu, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan suçun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık … hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaşmanın sağlanması halinde bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas hüküm olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
d)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanıklar … ve …’ın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 30.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.