YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6813
KARAR NO : 2021/4699
KARAR TARİHİ : 22.03.2021
Basit yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.320,00 Türk Lirası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi gereğince 3 yıl denetime tâbi tutulmasına dair … 3. Çocuk Mahkemesinin 25.12.2013 tarihli ve 2013/175 Esas, 2013/1010 Karar sayılı kararının 22.01.2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 22.02.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanarak, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.320,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 3. Çocuk Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/240 Esas, 2019/752 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 30.12.2020 tarihli ve 2020/15082 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının onaylı sureti Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2021 tarihli ve 2021/6534 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya aslının, tehdit suçu yönünden istinaf edilmekle … Bölge Adliye Mahkemesi incelemesinde bulunduğundan onaylı suret üzerinden yapılan incelemede:
Dosya kapsamına göre, kasten yaralama suçunun 8 yıllık olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu ancak 5237 sayılı Kanun’un 66/1 ve 66/2. maddelerine göre suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle olağan dava zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay olarak dikkate alınması gerektiği nazara alındığında; suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında 16.06.2013 tarihinde alınan savunması ile son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 22.01.2014 ile yeni suçun işlendiği 22.02.2014 tarihleri arasında durmasını müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı ve hükmün açıklandığı 10.12.2019 tarihine kadar kesintisiz işleyerek tamamlanmış olduğu anlaşıldığından, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı kasten basit yaralama suçunu 07.12.2012 tarihinde işlediği, 16.06.2013 günü mahkemesince savunmasının alındığı, suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 22.01.2014 tarihinde kesinleştiği, 22.02.2014 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımını kesen son işlem olan savunmanın alındığı 16.06.2013 günü işlemeye başlayan sürenin 5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi gereğince 22.01.2014 ilâ 22.02.2014 tarihleri arasında durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 22.02.2014 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 22.02.2014 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde 16.11.2018 tarihinde 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri gereğince 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … 3. Çocuk Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/240 Esas, 2019/752 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında kasten basit yaralama suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.