Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5047 E. 2021/2220 K. 09.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5047
KARAR NO : 2021/2220
KARAR TARİHİ : 09.03.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2018 gün ve 2018/167 – 2018/376 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.09.2019 gün ve 2018/4076 – 2019/5269 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında 20.01.2004 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve müvekkilinin bu sözleşme gereğince krediler kullandığını, ancak 15.09.2005 tarihli 110.000,00 TL bedelli kredinin müvekkili tarafından kullanılmadığını, bu kredinin davalı bankanın müvekkili ile ilgilenen çalışanı tarafından kullanıldığının anlaşıldığını, davalı banka çalışanının müvekkili dahil olmak üzere 19 kişi hakkında sanki onlar kredi çekmiş gibi yetkisini kullanarak kredi çektiğini, bu hususun davalı banka çalışanının yargılandığı Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/279 esas 2010/119 karar sayılı dosyasında sabit olduğunu, davalı banka çalışanının 30.04.2010 tarihi itibariyle mahkumiyetine karar verildiğinden bu tarih itibariyle müvekkilinin zarara uğradığının ortaya çıktığını ileri sürerek müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan kredi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.250,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 109.097,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.