YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15095
KARAR NO : 2020/2916
KARAR TARİHİ : 03.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş, dava değeri itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, … Koyunlu köyünde kain 3, 126/7, 139/1-2, 140/1, 142/1, 145/1-3, 147/2, 155/1, 157/1, 158/1, 159/1, 165/1, 168/1, 169/1-3, 170/1, 171/1, 172/1, 173/1, 174/1, 175/1, 176/2-3, 177/4, 179/1-2-3-4, 181/1, 186/1, 187/1, 189/2-3-4-5, 191/1-3, 192/1-3, 193/1,197/1, 198/1, 199/1 (toplulaştırma öncesi parsel numaraları 3-4-6-7-11-12-13-14-15-179-208-209-210-211-212-213-214-215-216-217-218-219-220-221- 222-23-224 olan) parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak davalıların murisleri M. Niyazi Kural ve Ayşe Ruhsal Kural’ın hisselerini 1979-1980 ve 1981 yıllarında müvekkilerinin murisi …’e sattıklarını, satım bedelinin ödenmesine rağmen davalıların murislerinin ferağ işlemine yanaşmadığını ve kendilerinden haber alınamadığını bunun üzerine müvekkillerinin murisi tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesinde davalıların murislerinin gaip olduklarından bahisle dava açıldığını, davalıların murislerinin gaip olduklarına karar verilmesi üzerine bu sefer harici satış, zilyetlik ve gaipliğe istinaden tapu iptali ve tescil davası açıldığını, Mahkemece gaipliğe istinaden davanın kabulü ile dava konusu taınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkillerinin murisi adına tesciline karar verildiğini, Mahkeme kararının 2010 yılında tapuda infaz edildiğini ancak daha sonra davalıların, kendilerinin ve murislerinin gaip olmadıklarından bahisle gaiplik kararının iptali için dava açtıklarını, bu dava sonunda gaipliğin ve daha sonra da tapu iptali ve tescil kararırnın iptaline karar verildiğini, davalıların murislerinin 1985 ve öncesinde öldüğünü 2010 yılındaki tescil hükmüne kadar 20 yıllık sürenin dolduğunu açıklayarak davalıların murisi adına olan kayıtların iptali ile miras payları oranında müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … …, … ve …vekili, davanın öncelikle derdestlikten olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, … Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava ile kesintinin gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, harici satın almaya ve TMK’nin 713/2. fıkrasında yer alan; “ … maliki 20 yıl önce ölmüş …” hukuki sebebine dayalı olarak TMK’nin 713/1-2. fıkraları gereğince açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki, dava dilekçesinde eldeki davanın konusu olarak toplulaştırma işlemine tabi tutulduğu belirtilen 45 adet parselin gösterildiği, Mahkemece tapu kayıtlarının celbi için Tapu Müdürlüğüne yazılan yazı üzerine sadece bir taşınmaza ilişkin güncel tapu kaydının, dava konusu diğer taşınmazlara ilişkin ise ÇKS sistemi için düzenlenen malikleri gösterir tabloların gönderildiği, Mahkemece başkaca bir işlem yapılmadan ve tarafların gösterdikleri deliller toplanmadan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda Mahkemece, öncelikle çekişme konusu taşınmazların ilk tesis tarihinden itibaren tüm maliklerini ve el değiştirmelerini gösterir güncel tapu kayıtları ve dayanağı tüm belgeler (tapu kütük sayfası, tapulama tutanağı, tescil istem belgesi, hükmen tescil kararı vb belgelerin) bütün geldi ve gittileri ile birlikte (birbirini takip edecek, denetlenecek şekilde) ilgili Tapu Sicil Müdürlüğü’nden getirtilmeden, tapu iptali davalarında, davanın, kayıt malikine, kayıt maliki ölmüşse mirasçılarına yöneltilmesinin gerekliliği nazara alınmadan taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığı, davalıların murislerinin hangi tarihte vefat ettikleri, TMK’nin 713/1-2. fıkralarında düzenlenen şartların oluşup-oluşmadığı tespit edilmeden gerekçedeki şekli ile eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 03.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.