YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17156
KARAR NO : 2020/2981
KARAR TARİHİ : 04.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil, Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davacı 16.09.1992 tarihli köy senediyle … Köyü 29 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payını 15.000,00 TL karşılığında bir kısım davalıların murisi …’dan satın aldığını, taşınmazın kadastro tespiti sırasında ölü olan … mirasçıları üzerine tespit edildiğini, mirasçıların tapuyu murisleriyle yapmış olduğu senet uyarınca kendisine devrini yapmak yerine …’e satış yoluyla devrettiklerini öğrendiklerini, muvazaalı olan tescil işleminin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 6.917,41 TL’nin dava tarihi olan 28.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, harici satın almaya dayalı tapu iptal ve tescil, mümkün olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekili ve davalı … vekilinin, davalı … ve … vekilinin tüm, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Kural olarak, 10.07.1940 tarihli ve 2/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini sözleşmenin tarafı olan satıcı ya da satıcının mirasçılarından geri alabilirler. Davalılardan iyiniyetli üçüncü kişi olan …, dava konusu taşınmazı harici satış sözleşmesinde taşınmazın satıcısı … mirasçılarından edinmiştir. Bu durumda sözleşmenin tarafı olmayan …’in geri verme borcunun bulunmadığı açıktır.Bu nedenle davalı … yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken bundan zuhul ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün aşağıda belirtilen kısmının HUMK’un 438/7 (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte yazılı nedenlerle davacı vekili ve davalı … vekilinin, davalı … ve … vekilinin tüm, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 2., 4., 5., 6.,7. bentlerinde yer alan “davalılardan” ibarelerinin çıkarılarak yerine “davalı … haricindeki davalılardan” ibarelerinin eklenmesine Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nin 304. maddesi 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, peşin harcın da istek halinde temyiz eden davalı …’e iadesine ve 472,52 TL onama harcının da temyiz eden davalılardan … ve … ve …’dan alınmasına, 04.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.