YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5200
KARAR NO : 2019/9076
KARAR TARİHİ : 16.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vakıf-Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı Vakıf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesi ile fazlaya dair haklar saklı tutularak 5.000,00 TL alacağın tahsili istenmiş, mahkemece 02.10.2013 tarihli ve 2013/352-52 sayılı ilamı ile davada iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, temyiz üzerine, kapatılan 18. Hukuk Dairesinin 23.09.2014 tarihli ve 2014/3274-13173 sayılı ilamı ile işin esasının incelenmesi gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur. Davacı vekili ise iş bu bozma ilamından sonra 02.03.2017 tarihinde dava değerini 4.953,48 TL artırarak toplam 9.953,48 TL üzerinden davasını ıslah etmiş ve mahkemece ıslah edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine Dairemizce “…bozmadan sonra ıslah olmayacağı dikkate alınarak toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları karşısında davanın açıldığı tarihte talep miktarı 5.000,00 TL olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde ıslahla artırılan miktar değerlendirilerek hüküm kurulmuş olması…” gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve 5.000 TL üzerinden davanın kabulüne, fazlaya dair istemin ise reddi ile kabul ve red oranına göre yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesi üzerine taraf vekillerince karar temyiz edilmiştir.
1. Davalı Vakıf vekilinin temyizi yönünden;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Islahın zamanı ve şekli” başlıklı 177. maddesine göre tahkikatın sona ermesine kadar davanın ıslahı mümkün ise de, 04.02.1948 tarihli ve 1944/10 Esas, 1948/3 Karar ile 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararlarında da belirtildiği üzere bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün bulunmadığından; bozma ilamından sonra yapılan ıslah yok hükmünde olup, mahkemece buna değer verilerek hüküm kurulamaz. Dolayısı ile de dava değeri dava açılırken harçlandırılan miktar olup bu miktar üzerinden davanın kabulü, reddi veya kısmen kabulüne karar verilmeli, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de başlangıçtaki değer dikkate alınarak hesaplanmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacı vekili dava dilekçesi ile fazlaya dair haklar saklı tutularak 5.000,00 TL alacağın tahsilini istemiştir. Mahkemece, davada iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, kapatılan 18. Hukuk Dairesi ise işin esasının incelenmesi gerekçesi ile mahkeme kararını bozmuştur. Bozma ilamından sonra davacı vekili 02.03.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 4.953,48 TL artırarak toplam 9.953,48 TL talep etmiştir. Dairemizin son bozma ilamı ile bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesi ile başlangıçta talep edilen dava değeri üzerinden hüküm kurulması gereğine işaret edilmiş, mahkemece, başlangıçta talep edilen miktar üzerinden davanın kabulü ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi ve davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken yok hükmünde olan ıslaha değer verilerek fazlaya dair istemin reddine, reddedilen miktar üzerinden yargılama giderlerinin bir kısmının davacı üzerinde bırakılması ile birlikte davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı Vakıf vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1.) bentte gösterilen nedenle REDDİNE, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 85,39 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 256,16 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 16.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.