Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/4954 E. 2021/2453 K. 25.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4954
KARAR NO : 2021/2453
KARAR TARİHİ : 25.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan sanık … müdafiin, katılan sanık … hakkında basit yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteği itiraz mahiyetinde bulunmakla, Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/05/2016 tarihli 2016/803 değişik iş numaralı kararı ile itirazen incelenerek reddedildiğinden inceleme dışı bırakılarak yapılan incelemede;
1) Katılan Sanık … hakkında mağdur …’e karşı “basit yaralama” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hüküm kesin nitelikte bulunduğundan sanık müdafiin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Katılan Sanık … hakkında “6136 sayılı Kanun’a Aykırılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçu yönünden katılanın doğrudan suçtan zarar görmesi mümkün olmadığından ve açılmış davaya katılma hakkı bulunmadığından, katılan vekilinin 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçu yönünden temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
3) Sanık … hakkında, katılan sanık …’e karşı hakaret suçundan kurulan beraat hükmüne dair temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanık … vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
4) Katılan Sanık … hakkında “6136 sayılı Kanun’a Aykırılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz katılan sanık müdafiin isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında kurulan hükümde uygulama maddesinin 6136 sayılı Kanun’un 13/1 maddesi yerine 6136 sayılı Kanun’un 13/3 maddesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmekle bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
5) Katılan Sanık … hakkında katılan …’e yönelik ‘kasten yaralama’ suçundan kurulan hükme ilişkin sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4, 5 ve 6. derece) şeklinde sınıflandırılması, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında arttırılması öngörülmüş olması ve katılan hakkında düzenlenen adli muayene raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır derece olduğunun belirtilmesi ancak kırığın kaçıncı dereceden hayat fonksiyonlarını etkilediğinin belirtilmemesi karşısında, katılanın yaralanması hakkında düzenlenen raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla, katılanın tüm tedavi evrakları, raporları ve grafileriyle birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkinin yapılarak 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerindeki ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b) Tarafların ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususunda birbirini suçlayıcı beyanları karşısında, soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan tanıkları dinlenmek suretiyle, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.