Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/13348 E. 2020/8728 K. 09.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13348
KARAR NO : 2020/8728
KARAR TARİHİ : 09.12.2020

Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki İslahiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2019 tarihli, 2018/240 esas ve 2019/144 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 21/05/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
İncelenen dosyadan;
1-Sanık hakkında 25/12/2006 ve 02/01/2007 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda; Kara Kuvvetleri Komutanlığı 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı Gaziantep Askeri Savcılığının 26/02/2007 tarihli, 2007/252 evrak, 2007/252 esas, 2007/132 karar sayılı iddianamesi ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesi uyarınca iki kez cezalandırılması talebiyle 5.Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesine kamu davası açıldığı, 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesince 05/06/2007 tarihinde görevsizlik kararı verilerek dosyanın İslahiye Sulh Ceza Mahkemesine gönderildiği,
2-İslahiye Sulh Ceza Mahkemesinin 27/02/2008 tarihli ve 2007/403 esas,2008/44 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1,43,62,50 ve 52. maddeleri uyarınca 7.500 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ayrıca aynı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edildiği,
3- Dairemizin 14/07/2014 tarihli ve 2010/30983 esas, 2014/5447 sayılı kararı ile, 6545 sayılı Kanun’un 68.maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanun’un 85.maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2.fıkrası uyarınca ,daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan sanık hakkında 191.madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilmesinde zorunluluk bulunması ve hükmolunan hapis cezasının 1 yıl 15 gün yerine 1 yıl 10 gün olarak hesaplanması ve süresi itibariyle seçenek yaptırıma çevrilemeyeceği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verildiği,
4- Mahkemesince bozma ilamına uyularak İslahiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2015 tarihli ve 2014/450 esas, 2015/336 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 1 yıl denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, karar verildiği, kararın 16/06/2015 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
5- Sanığın denetim süresi içerisinde 10/08/2016 tarihinde işlediği “infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma” suçu nedeniyle Ferizli Asliye Ceza Mahkemesinin 21/02/2018 tarihli, 2017/179 esas ve 2018/51 karar sayılı ilamı ile; 5237 sayılı TCK’nın 297/1 ve 35/2. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren İslahiye 2. Asliye Ceza Mahkemesine bildirimde bulunulmasına karar verildiği, kararın 26/06/2018 tarihinde istinaf kararı ile kesinleştiği,
6- İhbar üzerine; kanun yararına bozma istemine konu İslahiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2019 tarihli ve 2018/240 esas, 2019/144 sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 10/09/2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İslahiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2015 tarihli ve 2014/450 esas, 2015/336 sayılı kararının itiraz edilmeden 16/06/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 10/08/2016 tarihinde infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin İslahiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2019 tarihli ve 2018/240 esas, 2019/144 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
1- Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/12/2017 tarihli ve 2017/7380 esas, 2017/6802 karar sayılı ilâmı ile “….bu durumda CMK’nın 231. maddesindeki genel kurallar değil, TCK’nın 191. maddesindeki özel hükümlerin uygulanması gerektiği, buna göre de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde TCK’nın 191/4. maddesindeki kuralların geçerli olacağı anlaşıldığından, sanığın ancak kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hallerinde hüküm açıklanabilecektir…” şeklinde değinildiği üzere, dosya kapsamına göre, İslahiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 16/06/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 10/08/2016 tarihinde infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçunu işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, denetim süresi içerisinde işlenen suçun kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde temin etmek suçu olmadığı, dolayısıyla hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Kabule göre de, İslahiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2019 tarihli kararının hüküm kısmında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmesinden sonra, hüküm bölümünün 5. kısmında 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmek sureti ile çelişki oluşturulmasında,
İsabet görülmemiştir.” denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca İslahiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2019 tarihli ve 2018/240 esas, 2019/144 sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi :
Sanık …’in, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, İslahiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2015 tarihli ve 2014/450 esas, 2015/336 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden 16/06/2015 tarihinde kesinleşmesini takiben , sanığın denetim süresi içerisinde 10/08/2016 tarihinde “infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma” suçundan cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine, İslahiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2019 tarihli ve 2018/240 esas, 2019/144 sayılı kararı ile, sanık hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anlaşılmıştır.
1- Sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde verildiği , bu durumda CMK’nın 231. maddesindeki genel kurallar değil, TCK’nın 191. maddesindeki özel hükümlerin uygulanması gerektiği, hükmün açıklanması koşullarının da 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesine tâbi olmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 191/4. maddesinde yer alan düzenleme karşısında, denetim süresi içerisinde yeniden “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu işlemesi halinde hükmün açıklanmasına karar verilebileceği gözetilmeden, sanığın denetim süresi içerisinde10/08/2016 tarihinde işlediği “infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma” suçu nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilmesi, kanuna aykırıdır.
2- Kabule göre de;
İslahiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2019 tarihli kararının hüküm kısmında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmesinden sonra, hüküm bölümünün 5. kısmında 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi sureti ile kararda çelişki oluşturulması, kanuna aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, İslahiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2019 tarihli ve 2018/240 esas, 2019/144 sayılı kararı kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-) Karar:
Yukarıda açıklandığı üzere; kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, İslahiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2019 tarihli ve 2018/240 esas, 2019/144 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
09/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.