Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2019/5075 E. 2020/5483 K. 26.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5075
KARAR NO : 2020/5483
KARAR TARİHİ : 26.10.2020

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakan …’in 496 ada 76 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 7 no’lu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini, diğer mirasçılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak 12.04.2013 tarihinde davalı ablası …’ya; adı geçenin de muvazaalı olarak 02.06.2016 tarihinde davalı oğlu …’e satış yolu ile temlik ettiğini, mirasbırakanın satışa ihtiyacı olmayıp dava konusu taşınmazdan kira geliri elde ettiğini ileri sürerek, dava konusu 496 ada 76 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 7 no’lu bağımsız bölümün davalılara yapılan satış işlemlerinin iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.Davalılar, mirasbırakanın çocuksuz ve yaşlı olup böbrek hastalığı nedeniyle diyalize girdiğini, paraya ve yardıma ihtiyacı olduğunu, mirasbırakanın kendisiyle ilgilenen davalı ablası Saime Semiha’nın yaşadığı yere taşındığını, mirasbırakanın minnet duygusuyla hareket etiğini, temlikin muvazaalı olmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, ilk el davalı …’nın oğlu olan kayıt maliki davalı …’in ise iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle davalı … yönünden davanın kabulüne, davalı … yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiş; tarafların istinaf başvurusunun …Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince esastan reddine ilişkin verilen karar Dairece; “… mirasbırakanın diyalize bağlı böbrek hastası olup haftada üç gün diyaliz tedavisi gördüğü hastane kayıtlarıyla sabittir. Eşinin 2012 yılında öldüğü ve çocuksuz olduğu, bakım ve ihtiyaçlarıyla davalı kardeşi …’nın ilgilendiği, davacılarla bir problemi olmadığı, bir başka ifadeyle mirasbırakanın diğer mirasçılarından mal kaçırmasını gerektirir somut bir olgunun ortaya konulmadığı açıktır. Bedeller arasındaki fark tek başına muvazaanın kanıtı değildir. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir…” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacıların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 10,00-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 26/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.