Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/32622 E. 2021/1610 K. 08.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32622
KARAR NO : 2021/1610
KARAR TARİHİ : 08.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
Taraflara uzlaştırma teklifi yapılmış ise de, uzlaşma teklifinin yapıldığı tarihte suça sürüklenen çocuğun katılana karşı suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunan 5237 sayılı TCK’nın 106/1-2. cümle maddesinde düzenlenen basit tehdit suçunu, uzlaşma kapsamına girmeyen mala zarar verme suçu birlikte işlemesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 253/3. maddesinde “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” hükmü uyarınca, uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı ve yapılan uzlaştırma teklifinin de hukuken geçersiz olduğu, birlikte işlenen mala zarar verme suçunun hüküm tarihinden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile uzlaşma kapsamına alınması ve bu nedenle CMK.nın 253/3. maddesinin 2. cümlesinde yer alan engelin ortadan kaldırıldığı belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı mala zarar verme suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerine tâbi olduğu, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez” şeklinde düzenlenen “…etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar…” kısmının madde metninden çıkarılarak, etkin pişmanlık hükümlerine tâbi suçların da uzlaştırma kapsamına alındığı ve böylece suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı mala zarar verme suçunun uzlaşma hükümlerine bağlı bulunması ve suç tarihi itibariyle mala zarar verme suçu yönünden yapılan uzlaşma teklifinin değeri olmadığı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un “Uzlaşma” başlıklı 253. maddesi hükümlerinin öncelikle uygulanması suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
1-5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca daha önce hapis cezasına mahkûm edilmeyen ve fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 51/7. maddesi gereğince cezası ertelenen hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde, ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği hususunun ihtar edilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde, “…verilen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine ve ardından sonraki hüküm fıkrasında verilen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği hususunun ihtar edilmesine” şeklinde belirtilmesi suretiyle çelişki yaratılarak infazda duraksamaya neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 08/02/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.