Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/3920 E. 2019/9461 K. 23.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3920
KARAR NO : 2019/9461
KARAR TARİHİ : 23.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesi yönünden karar oluşturulmasına yer olmadığına, ecrimisil yönünden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı … vekili, davacının 2851 parseldeki 7 nolu bağımsız bölümü 03.08.2009 tarihinde satın aldığını, satın aldığında taşınmazda ikamet etmekte olan davalılara taşınmazı satın aldığını söyleyerek boşaltmalarını talep ettiğini, davalıların uygun bir yer buluncaya kadar oturmaları ve bu süreçte de bedelini ödemeleri kaydıyla tarafların anlaştıklarını, ancak davalıların taşınmazı halen boşaltmadıkları gibi herhangi bir bedel de ödemediklerini açıklayarak, fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 03.08.2009 tarihinden itibaren aylık 1.000 TL’den toplam 35.000 TL ecrimisil bedelinin faiziyle birlikte ödenmesine, taşınmaza vaki müdahalenin meni ile taşınmazın boş olarak teslimine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar … ile … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müdahalenin meni talebi yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar oluşturulmasına yer olmadığına, ecrimisil talebine yönelik davanın kısmen kabulüne, 03.08.2019 ile 31.12.2009 tarihleri arası 4.297,49 TL, 01.01.2010 ile 31.12.2010 tarihleri arası 10.633,92 TL, 01.01.2011 ile 31.12.2011 tarihleri arası 11.564,16 TL, 01.01.2012 ile 23.07.2012 tarihleri arası 7.240,87 TL olmak üzere toplam 33.736,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacı taraf, dava konusu taşınmazı satın aldığında taşınmazda ikamet etmekte olan davalılara taşınmazı satın aldığını söyleyerek boşaltmalarını talep ettiğini, davalıların uygun bir yer buluncaya kadar oturmaları ve bu süreçte de bedelini ödemeleri kaydıyla tarafların anlaştıklarını iddia etmiş, davalı taraf ise, dava konusu taşınmazın davalıların eşleri tarafından satın alındığını, yabancı uyruklu olmalarından dolayı yasal sıkıntı nedeniyle davalıların babası Hayri Akalın adına tescil edildiğini, davalılardan Ümmügülsüm’ün eşi cezaevine girince diğer davalı …’nın eşinin kredi borcunu ödemekte zorlandığını ve taşınmazın ihtiyaç nedeniyle piyasa rayicinin çok altında davacıya satıldığını, bunun karşılığında davacı ile davalılardan Ümmügülsüm’ün eşi cezaevinden çıkana dek taşınmazda bila bedel oturacakları konusunda anlaştıklarını savunmuştur. Dinlenen tanıkların beyanları, özellikle davacı tanığı …’in “…davacı benim dayımın torunu olur…dayımın torunu evi satın aldı, kendilerine de evde parasız oturmaları için 1-2 ay süre verdi…” ve diğer davacı tanığı …’in “….kendilerine evde oturmaları için 3 ay süre verildi…” şeklindeki beyanları nazara alındığında, davalıların taşınmazın satışından itibaren 3 ay süreyle bedelsiz oturabilecekleri konusunda taraflar arasında anlaşma sağlandığı, dolayısıyla davalıların bu 3 aylık süre boyunca haksız işgalci konumunda olmadıkları anlaşıldığına göre, satış tarihinden itibaren ilk 3 ay için ecrimisile hükmedilmemesi gerekirken, dosya arasında bulunan ve anılan 3 aylık dönemi de kapsar şekilde ecrimisil hesabı yapılan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Bundan ayrı, davacı vekili dava dilekçesinde aylık 1.000 TL üzerinden ecrimisil talebinde bulunmuş olmasına rağmen 01.01.2012-23.07.2012 dönemi için talep aşılarak aylık 1.070,08 TL üzerinden ecrimisil hesabı yapılan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.