Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/1770 E. 2021/3424 K. 08.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1770
KARAR NO : 2021/3424
KARAR TARİHİ : 08.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, hakaret, basit yaralama
HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığına, beraat, mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanıklar hakkında verilen 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere, dosyanın temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık … hakkında basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hüküm kesin nitelikte bulunduğundan sanık müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3) Sanık … hakkında basit kasten yaralama suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nin 25/1. maddesi gereğince sanığın eylemi meşru müdafaa sınırları içinde kaldığından, 5271 sayılı CMK’nin 223/2-d maddesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar, sanık müdafii ve katılanlar vekili temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasında yer alan ” TCK 25/1 maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresinin çıkartılarak yerine “TCK’nin 25/1. ve CMK’nin 223/2-d maddeleri uyarınca BERAATİNE,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4) Sanık … hakkında katılan …’a yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ve katılan …’e yönelik basit yaralama suçundan verilen düşme hükmü ile sanık … hakkında katılan …’a yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Adli Tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3.maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmesine göre, katılan …’ın adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak (2/6) oranında artırım yapılması suretiyle, sanık … hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
b) Katılan …’in soruşturma aşamasında alınan 29.06.2015 tarihli beyanında sanık …’ten şikayetçi olduğu beyan etmesi ve katılan … vekilince sanık hakkında şikayet yokluğu nedeniyle verilen kamu davasının düşürülmesi hükmünün temyiz edilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, katılan …’e, sanık …’ten şikayetçi olup olmadığı açıkça sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden “katılanın şikayetçi olmaması” gerekçesi ile düşme kararı verilmesi,
c) Aile sağlığı merkezinde aile hekimi olarak görev yapan katılan …’a, sanık …’in hakaret etmesi üzerine çıkan tartışmada, sanık … ve oğlu sanık …’in, katılan …’a elleri ile vurarak omzunda çıkığa neden olacak şekilde yaraladıklarının, katılanın aşamalardaki beyanları ile tanık beyanlarından anlaşılması karşısında, sanık … hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanık …’in hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme kısmen uygun BOZULMASINA, 08.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.